reklamy

Öznur GÖZÜDOK


KADİR ŞEKER İÇİN ADALET İSTİYORUM!

KADİR ŞEKER İÇİN ADALET İSTİYORUM!


KADİR ŞEKER, henüz 20 yaşında, üniversite hayalleri kuran daha toy denilebilecek yaştaki bir evladımız..

 

Tek suçu, bir kadının yardım çığlığına sessiz kalamaması.

 

Olay; 5 Şubat akşamı, Konya'nın Selçuklu ilçesi Yeni İstanbul Caddesi Piri Reis Parkı’nda meydana geldi.

 

Özgür Duran’ın isimli bir adamın sevgilisi Ayşe Dırla’yı dövdüğünü görünce kadının yardım çığlığına sessiz kalmadan, olaya müdahale etmek istedi. Bu sırada Kadir Şeker, çıkan arbedede Duran’ı bıçaklayarak öldürdü.

 

Tıp Fakültesinde okumak için üniversite sınavına hazırlanan Şeker, ‘kasten adam öldürme’ suçundan yargılandığı 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada önce ömür boyu hapse çarptırıldı. Bu ceza, suçun haksız tahrik altında işlendiği gerekçesiyle önce 15 yıla, Kadir Şeker’in duruşmadaki iyi hali de göz önünde bulundurularak 12,5 yıla indirildi.

 

KARARI İSTİNAF MAHKEMESİNE TAŞIYANACAK

 

Kadir Şeker'in yargılanmasında ‘meşru müdafaa sınırının aşılması’ hükmünün uygulanmamasını eleştiren avukatı, Konya Baro Başkanı Mustafa Aladağ, şunları söyledi: Yeni ceza kanununda yer alan bir hüküm var. Meşru müdafaa sınırının korku, panik, endişe ve heyecanla aşılması, diye. Ben bunu soruyorum. Olayımızda şartların tamamı var. Şimdi değil ne zaman uygulayacağız? Ya da hangi şart eksik de biz bu maddeyi değerlendirmeye almadık? Bu noktada çekincelerimiz ve itirazlarımız var. Mahkeme kararını verdi. Biz de derhal gerekçeli kararla beraber istinaf mahkemesine taşıyacağız. Empati yapın, dedik. ‘Kadir Şeker kasten bırakın bir insanı öldürmeyi bir canlıya zarar veremez’ iddiasını savunuyorum, söylüyorum ve söylemeye devam edeceğim. O nedenle öldürme kastı yok. Olsa olsa yaralama olabilirdi, neticesi ölüm, bunun da hükümleri farklıydı. Eğer uygulansaydı Kadir, tahliye olacaktı. Dolayısıyla savunmamız, meşru müdafaa sınırının aşılması üzerinde yoğunluk kazanacak. Biz bunun için tüm şartların olayımızda var olduğunu düşünüyoruz.

 

‘BENZER HADİSELERDE HANGİ TAVIR SERGİLENECEK?'

 

Kadir Şeker'in kamuoyunda büyük destek gördüğünü, halkın da beklenti içinde olduğunu kaydeden Aladağ, “Biz kadına şiddet olayını bu ülkede nasıl çözeceğiz? Ya da en aza nasıl indireceğiz? Kadir için tamamen iyi niyetli olarak başladı bu eylem de. Yardım etme gayesiyle başladığı bu eylemde alınan cezanın ardından Kadir ve benzeri delikanlılar, gençler veya vatandaşlarımız benzer hadiselerde hangi tavrı sergileyecek?” dedi.

 

‘YİNE YARDIM EDERDİM’

 

Kadir Şeker ile duruşma öncesi yaptığı görüşmeyi anlatan avukat Aladağ, şöyle konuştu:

 

Kadir'in her şeye rağmen sağlık durumu iyi. Üzüntülüyüz, kaygılıyız. Ama şunu lütfen bir yere not edelim. ‘Kadir şimdi olsa ne yaparsın?’ dedim. 'Yine yardım ederdim' diyor. Bu çok önemli bir cevap. Kadir'i tanımanız anlamında, Kadir'in anlaşılması anlamında çok önemli bir cevap.

 

Lütfen empati yapın. Kadir cani değil, Kadir katil değil. Israrla söylüyorum, sizlerin de tanımasını isterdim.

 

İstinaf mahkemesinde bu savunmamız doğrultusunda en adil, en doğru kararın verileceğinin ümidini taşıyorum. Var gücümüzle mücadele edeceğiz. ‘Yardım ederim, derken birini öldürürüm’ anlaşılmasın.

 

Kadir diyor ki ‘Ben haksızlığa tahammül edemem' Aktivist yetişiyor gençler. 'Ben haksızlığa tahammül edemem. Kadın ya da erkek önemli değil' diyor.

 

Burada bir kadın vardı, önemliydi. Ülkenin temel sorunuydu. ‘Ben yine yardım ederim’ diyor. Yaşadığı onca ıstırap ve acıya rağmen ‘Ben yine o haksızlığı bertaraf etmek için elimden geleni yaparım’ diyen 20 yaşında bir Kadir Şeker var.

 

Tüm bunların ardından halk artık ne yapmalı? Birileri dayak yerken, cinayet işlerken, sokak ortasında kadına şiddet uygularken ne yapmalı? Gözüyle görüp, yanından görmemiş gibi geçmeli mi, yoksa Kadir Şeker gibi yardım etmek isterken, cezaevine mi düşmeli?

 

Buradaki kadın ifadesini değiştirip, Kadir'i suçlarken acaba hiç mi vicdanı sızlamıyor? Kasten öldürdüğünü söylediği sevgilisinin 19 ayrı suçtan dosyası olduğunu ve Kadir olmasaydı belki de orada öleceğini bilmiyor mu?

 

Gencecik yaşında hayatı kararan Kadir'e özgürlüğünü verin. Yoksa bu durumda dayak yiyen kadınlara kimse yardım etmeyecek?

 

Adaletin kestiği parmak acımaz ama bu sefer çok acıdı canımız. Kadir gibi bir gencin hayatını karartmayın ve derhal bu yanlıştan dönün. İnsanların adalet sistemine olan güvenini yitirmeyin. Yoksa ülkede bundan böyle ne adalet kalır, ne de kadın cinayetleri son bulur.

 

Kadir için adalet bekleyenlerin umutlarının en kısa sürede yeşermesi dileğiyle....