Hicri takvime göre dinimizce önemli sayılan üç ay lar Recep, Şaban, Ramazan. Ayrıca "Kandil geceleri" diye bildiğimiz "Regaip, Mirac, Berat, Kadir gecelerinin de bu üç ayların içerisinde geçtiğini görmekteyiz.
Bu geceleri müslümanlar için önemli kılan ve böyle geceleri manevi olarak değerlendirmeye sevk eden nedir? Tabiiki bu konuda Allahu Teala ve Peygamberimiz Hz. Muhammed Aleyhisselamın bu geceler hakkındaki sözleridir veya peygamberimiz Aleyhisselam 'ın o geceye verdiği önem veya faaliyetinin müslümanlar tarafından takip edilip onlarında önemsemesidir. Bu önemseyişin müslümanları "Manevi etkinliğe" sevk edişidir.
Her üç aylar girdiğinde ülkemizde bazıları tarafından bir tartışma başlatımaktadır. O tartışmanın konusu da "Kur'ân-ı Kerîm'de kandil geceleri varmıymış?"
Kur'an-ı Kerim 'de ve peygamberimizin sözlerinde "Kandil" ifadesi geçmez! Sadece bu gecelerin önemi ifade edilir! Öyleyse "Kandil" ifadesi nereden gelmektedir?
Osmanlı tarihinde ecdadımız, böyle gecelerin önemine binaen "Manevi etkinlik" yapmış, o yıllarda elektrik olmadığı için camiler minareler, o çağın aydınlatma aracı olan kandillerle "Manevi etkinliği" zarif hale getirmişlerdir. Bundan dolayı insanımız böyle gecelerin her yıldönümünde böyle geceleri "Kandil gecesi" diye adlandırmıştır. Böyle gecelerin hürmetine "Kandil simitleri" dağıtılmış ikram edilmiştir. Hatta Balkan müslümanlarından bazıları şöyle demişlerdir. "Müslüman kimliğimizi 'kandil geceleri' sayesinde muhafaza ettik!."
Allahu Teala Kur'an-Kerim 'de Ahzab suresi 41. ayette şöyle buyurmaktadır. "Ey iman edenler!
Allah' ı çokça anın!.." böyle geceler Allah Teala'yı çokça anmak için birer vesiledir. Böyle geceler manevi atmosferi yüksek olduğu, müslümanların manevi olarak tazelendiği, tevbe duygularının yüksek olduğu, kalplerin şefkat ve merhametle dolduğu müstesna gecelerdir.
Böyle geceler yok demek, tüm sayılan hayırların kazanılmasına engel olmak demektir. Saydığımız böyle geceler Ayet ve Hadislerin birer açılımıdır!
Çağımızda yaşlılar için açılan "Huzur evleri" vardır. Kur 'an-ı Kerim' de ve peygamberimizin sözlerinde "Yaşlılar için huzur evleri yapın" diye bir şey geçiyormu? Böyle bir emir geçmiyor diye huzurevi yapılmasın mı? Peygamberimiz Aleyhisselam buyuruyorki "Yaşlılara hürmet göstermeyen bizden değildir!" Yaşlılara "Huzurevi" yapmak, peygamberimizin yaşlılara hürmet ve saygı ile ilgili sözünün açılımıdır!
Gene peygamberimiz Aleyhisselam "Çocuklara sevgi ve şefkat göstermeyen bizden değildir" buyurmaktadır. Bugün çocuklar için yapılan "çocuk parkları alanları" çocuklara yapılan bir sevginin göstergesi değil mi? Peygamberimizin bu konu daki sözü bugünün bir açılımı değil mi?
Çağımızda özellikle çocuklarımızı sevindirmek onları onure etmek için doğum günü adına pasta alıp ikramlar yapıyoruz! Hatta Kur'an - ı Kerim okuyup çocuklarımıza hayırlı sağlıklı başarılı uzun ömür sürmesi için dualar ediyoruz.
Bazen evlerimize misafir davet ediyor Kur'ân-ı Ke rim okuyor veya okutuyoruz, bu merasimin arka
sından misafirlerimize ikramda bulunuyoruz. Kur'an-ı Kerim 'de illaki böyle emir varmı? Hayır! Yapılan manevi boyutlu böyle faaliyetler Kur'an – ı Kerim ve peygamberimizin sözlerine uygun mudur. Uygundur! Önemli olan yapılan etkinliklerin dinimizin en önemli iki kriteri olan Kur'an - ı Kerim ve peygam berimizin söz ve eylemlerine uygun olmasıdır!
Kur'an-Kerim 'in indirildiği çağda araba ve uçak yoktu, Kur'ân-ı Kerîm'de böyle bir emir yok diye, yaşantımızı kolaylaştıran bize konfor sağlayan bu taşıtlardan uzak mı duracağız?
Peygamberimiz ile ilgili İslam tarihindeki bazı önemli olayları hatırlatmak bilgileri tazelemek için etkinlikler zaman zaman yapılır. Şimdi böyle bir etkinlik yapmak Kur'an-ı Kerim 'de ve peygamberizin sözlerinde geçmiyor diye etkinlik yapmamak mı lazım?
Peygamberimiz Aleyhisselam 'ın bir konuda bir sözü olmasa dahi, sahabeler o' nun davranışlarına bakarak o davranışları önemsemişler ve kendilerine oradan bir önem ve görev çıkartmışlardır.
Hristiyanlar, Hz. İsa'nın her doğum yıldönümünde "Yılbaşı" kutlaması yapıyor. Hz. İsa, kendisinden sonra gelenlere benim doğum günümü kutlayın! mı? dedi, veya "İncil" de böyle bir söz mü söylemiş Hristiyanlar neden kendilerine söylenmeyen bir sözün eylemini ve faaliyetini yapıyorlar?
Hz. İsa kendisinden sonra gelen hristiyanlara boynunuza "Haç" mı takın dedi? Neden hristiyanlar Hz. İsa'nın demediği bir şeyi yapıyor?
Böyle örnekler, misaller çoğaltılabilir..
Kısacası :Müslümanın hayra yönelik yaptığı tüm faaliyetler, sözler ve eylemler kendi manevi dünya sına, kendi hanesine artı olarak yazılır!...
