Bugün, 18 Mart 2026 Çarşamba

Muzaffer GÜNAY (ÇOCUK MASALLARI)


KAYBOLAN BALTA

ÇOCUK MASALLARI


Bir adam varmış. Geçimini odunculuk yaparak sağlarmış. Bu adamın gözü gibi koruduğu bir baltası varmış. Baltasıyla ormana gidip odun keser, pazara götürüp satarmış.

Bir gün, nasıl olduysa baltasını kaybetmiş. Adamın keyfi kaçmış. Çünkü yapacak başka bir işi yokmuş. İster istemez, bu olaya çok üzülmüş. Ne yapacağını şaşırmış. Gün boyunca, orada burada tembel tembel vakit geçiriyormuş.

Bakmış ki, ağlamakla, tembel tembel oturmakla bir şey değişmiyor. Bir gün kırlarda dolaşırken ellerini açmış, Allah’a yalvarmaya başlamış:

-Ey Yüce Allah’ım!

Halimi görmektesin. Baltamı kaybedince çalışamaz oldum. Çalışmayınca para kazanamadım. Para kazanamayınca aç kaldım. Çaresizim. Bana, baltamın nerede olduğunu bulmama yardım et!

Temiz kalple dua eden adam, bu sırada göklerden bir ses işitmiş:

-Ey insanoğlu! Başını yukarı kaldır!

Adam, sevinçle başını yukarı kaldırmış. Birde ne görsün? Altın bir balta. Şaşırıp kalmış:

-Ey Allah’ım! Diye mırıldanmış, bu benim baltam değil.

Gökten yine bir ses gelmiş:

-Öyle ise, sağ tarafına bak!

Adam, sağ tarafına bakmış. Bu defa, gümüş bir balta ile karşılaşmış.

-Allah’ım, demiş, benim gümüş baltam da yoktu.

Göklerin derinliklerinden bir ses daha duyulmuş:

-Öyle ise sol tarafına bak!

Adam, bu kez sol tarafına bakmış. Birde ne görsün? Ağaç saplı, demir bir balta. O kadar çok sevinmiş ki.

-İşte bu benim baltam, demiş.

Gökten gelen ses adamı daha da memnun etmiş.

-Ey insanoğlu! Sen, dürüst bir adamsın. Açgözlü değilsin. Bunun ödülü olarak, her üç balta da senindir.

(Türk Masalı)

Doğruluğun ve göz tokluğunun karşılığı işte budur. İnsan, hiçbir zaman doğruluktan ayrılmamalıdır.