Bugün, 19 Mart 2026 Perşembe

Muzaffer GÜNAY (ÇOCUK MASALLARI)


KISKANÇ ÜVEY ANNE

ÇOCUK MASALLARI


 

Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, köylerin birinde, mutlu bir aile varmış. Bu ailenin güzel bir kızı varmış.

Bir gün kızın annesi ölmüş. Kız, buna çok üzülmüş. Günlerce, aylarca ağlamış. Derken, babası başka bir kadınla evlenmiş. Üvey annenin, adamın kızı yaşında bir kızı varmış.

Üvey anne, kendi kızına hiç iş yaptırmazmış. Bütün işleri üvey kızına gördürürmüş. Yaz kış demez, en ağır işlere koştururmuş. Kızcağız, inekleri otlatır, sağar; tarlada tek başına çalışırmış. Artık canına tak etmiş. Ama, evden kaçsa, nereye gidecekmiş?

Günlerin birinde otlattığı ineklerden sarı kız:

-sen sürüyü otlatmayı bana bırak. Biraz dinlen! Demiş.

Kız, bundan sonra, epey rahatlamış. Bir gün çeşmeye gitmiş. Karşısına bir beyaz sakallı dede çıkmış. Aşağıda ki derede yıkanmasını söylemiş. Kız, derede yıkanmış ve eskisinden daha güzel bir kız olmuş. Eve gelince, kıskanç üvey anne:

-Kız, sen ne kadar güzelleşmişsin, nasıl oldu da bu kadar güzel oldun? Anlat bakalım, demiş.

Kızcağız, kötü niyetli olmadığı için duyduklarını, gördüklerini anlatmış. Kıskanç kadın, ertesi gün, hayvanları öz kızının önüne katmış. Otlatmaya göndermiş. Sarı inek, yetim kızı görmeyince çok üzülmüş. O kıza hiç yardımcı olmamış. Az sonra, beyaz sakallı dede, kıza görünmüş. Aynı derede yıkanmasını söylemiş. Kız, derede yıkanmış ama, çok daha çirkin bir hale gelmiş.

Annesi, olup bitenleri dinlemiş. Yaptıklarından çok pişman olmuş ve o günden sonra, kıskançlıktan ve kötü illerden vazgeçmiş.

(Anadolu Masalı)