Bugün, 13 Mart 2026 Cuma

Hüsnü YÜCEL


KISSADAN HİSSE             

KISSADAN HİSSE             


Ömrümce üç şeyden ders aldım diyor İmam-ı Şiblî

İlki bir kadındı.
Karşıma geldi, saçı başı darmadağın, sevdiği adam onu terk etmiş, bana onu bul diye yalvarıyor. “Kadın önce kendine gel, edebe gel, saçını başını topla, kıyafetini düzelt, öyle gel” deyince; “Ya Şiblî! Ben bir adamın aşkıyla bu haldeyim, sana Allah sevgilisi diyorlar, nasıl saçımı başımı gördün?”
Bundan ders aldım.
İkincisi bir çocuktu.
Bir mum yaktım, “nereden geldi bu ışık”, dedim. “Püf!” dedi söndürdü mumu ve “Nereye gittiyse, oradan geldi amca” dedi.
Anladım ki, o çocuk benden daha üstündü.
Üçüncüsü bir sarhoştu.
“Yapma oğlum! Bak hem günah, hem mahvolacaksın yerlerde, çamurlanacaksın, batacak üstün başın” deyince, “Boş versene ya Şiblî” dedi. “Beni bir kova su temizler ama sen kusur gördün, seni hiçbir şey temizleyemez.”

Bilhassa sarhoşun tepkisinden alınacak çok büyük dersler var. Hiç kimsenin kalbini bilemeyiz. Hiç kimseye ön yargılı bakamayız. Her şeyi bilen yalnız onu yaratandır. O halde kusur gören değil, kusurları örten ve görmemezlikten gelen olacağız. Kusursuz hiç bir yaratık yoktur. Hiç kimse kendi kusurunu görmez ve başkalarının kusurunu abartarak anlatır. Her insanın kusuru olduğuna göre, her insanın kusursuz iyi yanları da vardır. Biz yine de iyi yanlarını görüp, kusurlarını görmemeye, hele hele yüzlerine vurmamaya çalışalım. Ama toplumun içinde değil yalnız kaldığımızda tatlı bir dille uyarılarımızı yapabiliriz.

Son söz; hoşgörüyü elden bırakmayacağız. Biz hoş görürsek,başkası da bizi hoş görür. Ön yargılı olmayacağız. Mütevazi olacağız. Hoş görülü ve mütevazi insanlar merhametli olurlar. Merhamet sahibi insanlar çoğaldıkça, o toplum daha çok hoşgörüye sahip olur. Toplum olarak şu anda her zamankinden daha fazla bu saydığım değerlere ihtiyacımız var.