Malumunuz olduğu üzere bütün dünyayı etkileyen bir covit-19 sürecinden geçiyoruz. Milyonlarca insan hayatını kaybetti, yüz milyonlar virüsle tanışma talihsizliği yaşadı. Hastalığı atlatanlarda da uzun süren bir takım olumsuz kalıntılarla baş başa kaldı. Kiminde bu artçı sarsıntılar kalıcı etkiler bıraktı. Hepimiz bir imtihan dünyasındayız ve imtihanlarımızın bazı soruları aynı olsa da kimimizin farklı soruları da var ve onlardan imtihan oluyoruz.
Çoğu zaman sağlık konusunda dikkatli hareket eder, hazır gıdalardan sakınır ve çocuklarımızın dediği gibi abur çubur şeylerden sakınırım. Yemek saatlerine dikkat eder, genelde de evde yapılanlardan yemeğe özen gösteririm. Sade maden suyu dışında asitli içecekleri hiç kullanmam. Belirli ve kronik hiçbir rahatsızlığımda yok. Devamlı kullandığım bir ilacım yok ve yaşıma göre de çok iyi durumdayım diyebilirim.
Tedbir biz ama takdir Allah’tan, bin tedbiri bir takdir bozar diye boşuna denmemiş. Nasıl oldu, kimden bulaştı bilemiyoruz ama bu sıralar bu covit-19 denilen illet aile boyu bize ne yazık ki sırnaşmış durumda. Çoluk, çocuk demeden bizi ziyarete karar vermiş. Küçük kımızın hem burada kınasını yaptık arkasından sekiz gün sonra da Ankara’da düğününü. Şayet burada olsaydı bizim kınaya katılanlarda da yayılma olabilirdi. Olmadığına göre demek ki Ankara’da virüsü kapmışız.
Atalarımızın dediği gibi “Boğulsan da büyük gölde boğul” misali bizde hastalığı büyük yerde kapmışız. Ankara’da hafif bir rahatsızlığımız vardı geçen hafta salı günü Ordu’ya döndük ve çarşamba günü rahatsızlığımız artı ve belirtiler bu zıkkımı gösteriyordu. Arkadaşlardan (doktor ve eczacı) aldığımız bilgiler doğrultusunda gereken doğal ve bitkisel ilaçlarla ve diğer ilaçlarla evde tedaviye başladık. Daha sonra hanımın ısrarları ile zoraki bir test yaptırdım. Dediğim gibi pozitif çıktım. Fakat test yapan hemşire hanım burnuma soktuğu test çubuğu ile burnumu deldi, burnumdan kan geldi. El insan test yapmak için burnumu da delmesi gerekmezdi.
Test sonucu beklediğimiz gibi pozitif çıktı ve beni ayın 25’ine kadar karantinaya mahkûm ettiler. Benim gibi adamı karantinaya alacağınıza hapse atın aynı. Bir süre aynı yerde kalmak benim için eziyet. Ama yapacak da başka bir şey yok. Bu arada eksiklerimiz almak, ihtiyaçlarımızı karşılamak için telefon üstüne telefon açan eş, dost, kardeş, akraba ve komşularımızdan Allah razı olsun. Sevmek çok güzel ama sevilmek çok daha güzel. Birincisi elinizde ama ikincisi karşınızdakilerin takdirinde. Belki evde iki kişi idik ama yüzlerce kişi ile beraber olduk.
İnsan bazı çoğu şeyin ne olduğunu yaşamadan, tecrübe etmeden anlayamıyor. Anladığında da tren kaçmış oluyor. O nedenle insan bir şeyin kıymetini elden kaçırmadan ve yaşarken bilmeli. Bu konuda Hz. Peygamber (SAV) efendimiz bu konuda bazı şeylere dikkat çekmiş. Alemlerin sevgilisi bir hadisi şeriflerinde şöyle buyurmuşlar:
- İhtiyarlık gelmeden gençliğin,
- Hastalık gelmeden sağlığın,
- Fakirlik gelmeden zenginliğin,
- Meşgul olmadan, boş zamanın,
- Ölüm gelmeden hayatın kıymetini bilin.
Aslında bizler yukardaki hadisi hatırlayarak bunların ne kadar farkındayız kendimizi sorgulamamız gerekir diye düşünüyorum. Gençliğini batakhanelerden harcayan, sağlığını içki, kumar ve her türlü ahlaksızın yaşandığı ortamlarda tüketen, bütün servetini gayri meşru yolardan kazanıp, kaybeden, hayatı hay ve vay vayla geçen, boş işlerin boş kalfası olan ölmeden önce hayatın kıymetini nereden bilsin.
Özellikle ben bu hastalıktan sonra hasta olmadan sağlığın kıymetini bir kez daha çok iyi anladım. Hem de hasta gibi değilken hasta olmak ne kadar zor. Hele evden çıkmama cezasına uğramak ve dışarıdaki bir sürü güzellikten mahrum kalmak ne kadar zor bir şey. Bir de düşünsenize yatağa mahkûm bir hastalığınız var ve devamlı yatalaksınız. Bu saatten sonra ona hasta olmadan sağlığın kıymetini ne kadar anlatırsanız anlatın ne faydası olacak ki.
Özellikle bu süreçte pek çok toplantıya katıldım, mecburi olarak seyahatlerde bulundum, sayısız insanla muhatap oldum ama kurallara hep uymaya çalıştım. Düğünde de azami ölçüde dikkat etmiş olsam da kimilerinin dikkatsizliğinin ceremesini siz çekebiliyorsunuz. Lütfen bu konuda hassas davranmaya özen gösterelim, dikkat edelim, başkalarına da sebep olmayalım. Gerçi söylendiğine göre hepimiz bununla muhatap olacakmışız. Rabbim hepimiz muhafaza eylesin. En hafifi ile muhatap olalım.
Lütfen hayatımızın her anında Peygamberimiz (SAV) efendimizin hadis ve hadislerini kulağımıza küpe edelim ve hayatımızı uygulayalım. Yoksa hasta olduktan sonra sağlığın kıymetini anlamanın bir manası kalmıyor. Sağlıklı günlerde görüşmek dileğiyle.
