reklamy

Öznur GÖZÜDOK


KOLAY OLMAYACAK!

KOLAY OLMAYACAK!


Eylül, Ekim ayı derken Kasım ayıyla beraber kış mevsimi de kendini göstermeye başladı. Yaylalara kar yağmaya başladı bile.

Havalar soğudukça, içimizi ısıtacak gündeme dair güzel haberler veremiyoruz bu ara.

Geçtiğimiz günlerde İzmir’de meydana gelen deprem, yüreğimizi bir kere daha dağladı. Kaç ev, kaç ocak söndü hatırlamıyorum. Daha doğrusu, hatırlamak istemiyorum. İnsan hayatının bu kadar ucuz olduğu bu dönemde, bunları hatırlamak bile içimi acıtıyor.

Depreme yakalanan ve göçük altında kalan insanların hayat hikâyeleri düşüyor bir bir ajanslara. Kimi eşini, kimi evladını, kimi anne ve babasını kaybetmiş. Yaşadığına sevinemiyor bile.

O yıkılan duvarların altından cesetler çıktıkça, ailelerin acılı bekleyişlerini ve umutlarının hüsranla sona erdiğini gördükçe, o apartmanları yapan müteahhitler evinde rahat uyuyabiliyor mu, acaba? Hiç sanmıyorum!..

Bu dünyanın adaleti belki onlara işlemiyor ama bilin ki, Rabbimin adaleti hepsinden büyük olacak!

Kış ayında evsiz, yuvasız kalan bu insanlara elbette ki devletimiz el uzatacak. Peki yıkılan onca aile, umutları, hayalleri ne olacak? Bunun tamiri kolay olmayacak, eminim.

Buradaki insanlara ne kadar çok psikolojik destek verirseniz, verin. Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Annesiz kalan çocuklara, eşini yitirmiş insanlara, ailesini tamamen kaybetmişlere dünyayı da verseniz, hiçbir şeyin tadı tuzu olmayacak. Yüzleri eskisi gibi asla gülmeyecek. Hep bir tarafları eksik, hep yarım kalacaklar.

Bu kadar insanın vebalini taşıyabilecek bir güç var mı, sanmıyorum. Adam gibi işi yapmayanlara Allah da bir gün gereken cezayı verecek. Ha bu dünyada, ha öbür dünyada.

Hangi işi yaparsanız yapın, adam gibi yapın. Vebal ağır bir yüktür, kaldıramazsınız. İnsanlardan dua almak yerine, beddua almak çok kötü. Nerede olursanız olun, o beddua bir gün mutlaka sizi bulur.

Bu arada sizlere küçük bir hatırlatmada bulunmak istiyorum.

Düzce Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünde mimar olarak çalışan Alev Şahin isimli genç bir mimarın görevi kamu kurumlarına yapılan inşaatları usulüne uygun yapılıp yapılmadığını denetlemekti. Bir firmaya uygun beton kullanmadığı için yazdığı ceza, işten atılmasına neden oluyor. İş yeri önünde 4 yıldır, “işimi geri istiyorum“ diye eylem yaptığı her gün gözaltına alınıp ceza yazmaları yetmediği gibi, bir de tutuklanıyor. Bir mimar görevini yaptı diye hem işinden oldu, hem de cezalandırıldı. Bu nasıl iş? Bu memlekette işini düzgün yapanı hiç sevmiyorlar. Öyle olmasa, bu genç mimar bu cezayı alır mıydı? Nerede kaldı bizim insanlığımız, Müslümanlığımız? Mimar Alev Şahin’in haklı olduğunun bilinmesi için bir binanın yıkılması, insanların ölmesi mi gerekiyor?

Yaptığınız iyiliklerle ve doğrularla başkalarının duasında olmak dileğiyle, hayırlı haftalar diliyorum.