Bugün, 17 Mart 2026 Salı

Muzaffer GÜNAY (ÇOCUK MASALLARI)


KUYRUK ACISI

ÇOCUK MASALLARI


 

Bir varmış, bir yokmuş. Eski zamanların birinde, adamın biri, yoksulluktan şikâyetçiymiş. Önüne geleni, yoksulluktan söz açar ve bütün kötülüklerin yoksulluk yüzünden olduğunu anlatırmış.

Bir akşam, erenlerden biri, yatağına uzanıp, kötülüğünü mırıldanan bu adamın karşısında birden bire beliri vermiş:

-Ey adam! Yoksullukta zenginlikte Allah’ın imtihanıdır. Öyle yakınıp durma. Allah’ın sana uygun gördüğünü kabul et. O’nun cennetine gir!... Demiş.

Bunları söyleyen ulu kişi, ansızın kaybolmuş. Yoksul adam, rüya gördüğünü sanmış ve bu sözlere hiç değer vermemiş.

Günlerin birinde bu adam dağa çıkmış. Dağda dolaşırken bir yılan deliği görmüş. Bu deliğin yanına varmış. Elini içeri uzatmış. Yılanın deliğinde bir altın bulmuş. Buna çok sevinmiş. Bu sırada yılan başını deliğinden çıkararak:

-Sen, her gün yanıma gel ve altınını al, demiş.

Yoksul adam, sevinerek evine gitmiş.

Epey zaman, yılanın deliğinden her gün bir altın alıp geri dönmüş. Böylece çok altın biriktirmiş.

İnsanlık hali. Bu adam, bir gün hastalanarak yatağa düşmüş. Oğluna:

-Oğlum, filanca yerde bir yılan deliği var. İçinde ki yılan, her gün için bana bir altın veriyor. Her gün oraya git. Yılanın deliğinden bir altını al, gel.

Oğlan evden çıkıp, yılanın bulunduğu deliğe varmış. Elini uzatmış, avucuna bir altın konulmuş. Çocuğun aklına kurnazlık gelmiş. Kendi kendine: “bu yılanı öldürürsem, bütün altınlar bize kalır.” Demiş. Sonra, eline bir taş almış. Yılana fırlatarak kuyruğunu kopartmış. Buna öfkelenen yılanda çocuğu ısırarak çocuğu öldürmüş.

Oğlunun gelmediğini gören adam, iyileşince kalkıp yılanın yanına gitmiş. Yılan, adama olup bitenleri anlatmış. Adam, üzülmüş ama:

-Yılan dostum, olan olmuş. Bundan sonra yine dost kalalım demiş.

Yılan, sert bir karşılık vermiş:

-Olmaz dostum. Sende evlat acısı, bende kuyruk acısı oldukça biz artık dost kalamayız.

(Anadolu Masalı)

İnsan, Allah’ın verdiği ile yetinmesini bilmeli. Aç gözlülük yapmamalıdır.