Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, bir ormanda bir aslan yaşarmış. Bu aslan, ormanın kralıymış. Günün birinde aslan ölmüş. Bazı hayvanlar, aslanın yerine kral olmak için heveslenmiş.
Hayvanlar, bir meydanda toplanmış. Kral olmak isteyenler, sıra ile tacı başlarına geçirmeye çalışmış. Ama, kiminin başına dar, kiminin başına bol gelmiş.
Bütün bu olanları bir kenardan izleyen maymun seslenmiş:
- İzin verirseniz, tacı bir de ben deneyeyim. Taç başıma oluyor mu, olmuyor mu?
Kimse itiraz etmemiş. Maymun, tacı başına geçirmiş.
Taç, maymunun başına tam olmuş. Kimse itiraz etmemiş.
Böylece maymun kral olmuş.
Fakat, bu durum, kurnaz tilkinin hoşuna gitmemiş.
Maymunu bir oyuna getirmek için bir plan kurmuş. Kral maymunun yanına yaklaşmış:
- Kral hazretleri, size bir şey söyleyeceğim, demiş.
Maymun:
- Seni dinliyorum, diye karşılık vermiş.
Tilki, gayet ciddi bir şekilde:
- Kimsenin bilmediği bir yerde define var. Ne dersin? İkimiz gizlice gidip hemen alalım mı?
Maymun:
- Ne demek, bu fırsat kaçar mı?
Tilki, maymunu oyuna getirmiş olmanın keyfi ile bütün hayvanlara:
- Dostlar, beni iyi dinleyin. Bu maymuna bir yerde define olduğunu söyledim.
Daha sözümü bitirmeden, "Hemen gidelim!” Dedi. Böyle açgözlü biri, başınıza kral olabilir mi?
Bütün hayvanlar, hemen maymunun başına üşüşüp tacı almışlar. Tilkiyi kendilerine kral yapmışlar...
(Fransız Masalı)
