reklamy

Mehmet Ali AYDIN


MİNARE'DE ÇAV BELLA

MİNARE'DE ÇAV BELLA



(Allah Belalarını vermiş Hala Çav Bella arıyorlar)
Aslında bu konuya hiç girmek istemezdim ama bir Müslüman olarak en azından safımızı belli edelim istedim. Belki Allah'a yeterince kulluk edemiyoruz ama en azından Allah düşmanlarına karşı düşman olduğumuz bilinsin dedim.
Hepimizin malumu olduğu üzere, Ramazanın sonuna yaklaştığımız şu günlerde, ülkemizde din ve dinle ilgili meselelerde arızalı olan bir kesim var. Ve bunlar arada bir kaşındıkça "cami avlusuna işiyorlar" ve bizim sinir uçlarımızla oynayarak, reflekslerimizi kontrol ediyorlar. İstiyorlar ki tahrik olalım ve onların anladığı dilden konuşalım, sahaya inelim ve istedikleri ortam oluşsun, kaos ve kargaşa oraya çıksın ve gayelerine ulaşıp ağababalarının ekmeğine yağ sürsünler.
Unuttukları bir şey var! Biz artık bu tür olaylara bağışıklık kazandık ve oyunlarına alet olmuyoruz ve olmayacağız. Devletin ilgili birimleri var, onlarla ilgili gerekeni yapacaklardır.
Unutmayın bunların dedeleri de uzun yıllar din, iman ve Müslümanla uğraşmışlar, hatta dini toplum hayatından tamamen kaldırmak istemişlerdi. Bir zamanlar, camiler yıkılmış, camiler haraç mezat satılmış, Kur’an’ın bile indirildiği dilden okunması engellenmişti.
Camileri kilise örneğine çevirip, içine masa, koltuk ve sıralar konulması, müzik aletleri ile çalınan müzik eşliğinde Türkçe ibadet edilmesi gibi garabetler bu ülkede yaşanmıştı.
Siz ne yaparsanız yapın, bu kitabın ve dinin bir sahibi var ve her zaman onu koruyor ve koruyacaktır. Zamanında Müslümanlarla ve uğraşanların hiç biri şu anda yok. Bunlarda yok olup gedecekler, bizde yok olup gedeceğiz ama Allah’ın Kitab’ı ve dini kıyamete kadar yaşayacaktır. Siz istemezseniz bile Allah nurunu tamamlayacaktır.
Haşa! Allah’la uğraşanların ve onun yolundan sapanların sonunu ile Yüce Kitabımız Kur’an’dan öğreniyoruz. Hani Nemrutlar, hani Firavunlar, hani Hamanlar, nerede Sodom ve Gomore, Lut kavmine ne oldu?
Kur’an’da çoğu yerde biz insanlara ikaz mahiyetinde “Hiç düşünmez misiniz?”, ”Hiç akletmez misiniz?”, “Hiç ibret almaz mısınız?” ifadeleri yer almasına rağmen demek ki bazılarında akıl nimeti olmayınca bunların bir anlamı olmuyor.
Bırakın bunları düştükleri çukurda debelenip dursunlar, muhatap almaya bile gerek yok. Bize düşen, bir Müslüman olarak kendimizi iyi yetiştirip, samimi ve ihlaslı bir şekilde Allah’ın ipine sımsıkı sarılmak. Batıl zail olmaya mahkûm. Zaten Yüce Allah bunları için Kur’an’da şöyle buyuruyor:
Ayet meali:
"Allah'ın mescidlerinde, Allah'ın isminin anılmasını engelleyen ve onların harap olmasına çalışan kimselerden daha zalim kim olabilir? Bunların oralara korka korka girmekten başka çareleri yoktur. Bunlara dünyada zillet, ahirette de büyük bir azap vardır." (Bakara suresi 114. Ayet)
21 MAYIS 2020
Mehmet Ali AYDIN