Birkaç gün önce televizyon izlerken, muhalefet partisi başkanlarından birinin, vatandaşa konuşma yapması için kürsüye şu şekilde anons edildiğine şahit oldum.
"Cumhurbaşkanı yardımcımız! falanca zat size hitap edeceklerdir!" Oooo! Bu ne özgüven!
Daha ortada henüz bir seçim olmamış ve seçimin sonucu belli değil, ama bu zat, "Cumhurbaşkanı yardımcımız!" diye anons ediliyor. Sanki "paralel cumhurbaşkanı yardımcısı!"
Muhtemelki bu ifade muhalif parti başkanının hoşuna gidiyor ve havaya giriyor, dereyi görmeden paçayı sıvıyor. Hiç olmazsa "İnşallah böyle bir hizmet konumuna geldiğimizde" de demiyor! Kendi kendine gelin güvey oluyor...
İhtimal ki bu küçük ama isteği büyük olan parti başkanı, büyük olan ortağına " Benim cumhurbaş kanlığı yardımcılığımı unutma ha! " diyor.
Sevimli ve çekici olmayan bu ifade gülümsetici ve aynı zamanda itici oluyor. İtici ne demek?
Hal ve hareketleriyle konuşmalarıyla insanları kendisinden uzaklaştıran kişilere itici denir. İtici olarak nitelendirilen bu kişiler genelde sevilmez ve taraftar bulamaz.
Diğer, itici ve toplumu kendinden uzaklaştıran konuşmalar:
Muhalefet ittifakının diğer parti başkan veya baş kanları da henüz cumhurbaşkanlığı seçimleri yapılmadan seçim sonuçları belli olmadan kendilerini iktidar gibi görüp "Falancılara hesap soracağız! Filancıları cezalandıracağız!" gibi tehdit dilini kullanmaktadır. Bu sözler taraftar kazandırmaz. Bu sözler "oy" olarak devşirilmez, bunlar itici sözlerdir. Bu tarz insanlar hoş karşılanmazlar, bu sözlerin karşılığının olmadığı seçimde görülecektir!
Bu ilkel bir tarzdır. Bu tarz itici konuşan muhalefet farkında olmadan "Biz böyle zihniyetteyiz! Bizi tanıyın! Bu, bizi tanımanız için tarafımızdan size verilmiş bir fırsattır! Bize karşı önlem alın!" demektedir.
Muhalefet ittifakı ülkemizdeki insanların, gündelik yaşamlarını kolaylaştıran gelişmelerin karşısında duran, antik çağlara ait davranışlar sergilemektedir. Üstelik bu zihniyet, bu insanlardan" oy" istemektedir! Bu da ayrı itici bir durumdur.
Hem insanların yaşam konforlarının gelişmesine neden olan çalışmalara karşı çıkacaksın hem de onlardan 'oy' isteyeceksin! Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu! Bunlar akıllarını peynirle ekmekle yemiş! Bu zihniyet, biz size karşıyız , ama bize 'oy' verin demek gibi bir düşüncesizliği politika zannetmektedir!
Bazıları, seçimden sonra teröristleri hapisten salı vereceklerini söylüyor, bunu da seçim vaadi! olarak görüyor. Yani bunlar suçluları hapisten çıkarıp toplumun içine salıp toplumun huzurunu kaçıracaklarını açıkça söylemekte ve vatandaştan "oy" beklemektedir!
Bu iticiler hiçbir olumlu ve hayır dili kullanmamaktadır. "onu yıkacağız bunu yıkacağız!" demekte, yıkmak istedikleri, gerek maddi gerek manevi açıdan toplumumuzla alakalı olan şeyler... Adeta, vatandaşa, "Ben senin huzurunu kaçıracağım bunun için bize 'oy' verin" gibi saçma bir istekte bulunuyorlar.
İnsan kötülüğe muhalefet eder! Bu zihniyet iyiliğe, hayra muhalefet etmektedir! Bu zihniyet adeta, anlayan için şu mesajı vermektedir.
"Biz buyuz!
Bizi tanıyın ona göre bize 'oy' verin! diye gözümüzün içine baka baka bunu söylemekte! Bu seçim sınavında bize kopya vermektedir. Adeta siyah ile beyazın, doğru ile yalanın, ihanet ile sadakatin farkını farkettirmek için bize verilmiş bir kopya!
Artık bu kopyaya rağmen doğru cevab verilmezse çok yazık olur...

