Bugün, 10 Mart 2026 Salı

Mehmet Ali AYDIN


MUTLULUĞUN YOLU

MUTLULUĞUN YOLU


 

"O'nun varlığının ve birliğinin delillerinden biri de kendilerine meyledip ülfet edesiniz diye kendi cinsinizden eşler yaratması ve aranızda muhabbet ve şefkat kılmasıdır. Şüphesiz ki, bunda tefekkür eden bir topluluk için nice deliller vardır." (Rum Suresi 21. Ayet)

Kadın, ailenin saadet ve huzur tavanına asılmış billur bir kandil gibidir. Nikahın feyz ve nuru ile toplumu aydınlatır. Ailenin iffet ve namusunu korur. Günah girdabı ve erozyonlarına karşı ailenin deyim yerindeyse bir paratoneri olmalıdır. Aksi halde nesiller ziyan olur, insan enkazı haline gelir. Bu nedenle yuvayı dişi kuş yapar.

Kadınların mutluluk ve saadeti hanımefendi olarak yaşamalarıyla mümkündür. Kadının asli vazifesi iyi bir eş ve anne olmaktır. Asli vazifesinin dışına çıktığında ise aile ocağını kurutur. Kadının dış hayata katılması ancak zaruri nedenlerle ve fıtratına uygun işler için mümkündür. Yoksa kamyon şoförü olmakla değil.

Çoğu kadınlarımız günümüzde boş hevesler ve mazeretlerle sınırları çiğneyerek toplum hayatına atılmış, hem eşini, hem çocuklarını hem de kendini ihmal etmek suretiyle aile denilen kutsal kurumun temeline dinamit atmıştır. Yıkılan ailelerin yıkılma nedenlerine bakarsanız bunu anlamanız kolaydır.

Nikahta keramet vardır derler. Gerçekten bir birini daha önce hiç tanımayan iki insan nikahla birlikte evlilik birlikteliğine başlar ve aralarında bir ünsiyet ve samimiyet oluşur bir anda dünyanın birbirine en yakın insanı olur. Kurdukları yuvada, çoğu kez ayrıldıkları baba ocağından daha sıcak gelmeye başlar.

Burada saydıklarımız günümüzde modern usullerle kurulan ve evlilik anlaşmaları ile kontrat imzalanır gibi baştan peşin kurallar koyarak yapılan evlilikler için çok geçerli olan bir durum değildir.

Günümüzde çoğu evlilikler eşlerin birbirinden beklentileri, menfaat ve çıkarları bittiğinde evliliklerde ne yazık ki biter.

Huzurlu bir yuva tesis etmek için eş seçmede İslam'ın ortaya koyduğu kaide ve kurallara hassasiyetle riayet etmek birinci şarttır.