Bugün, 12 Mart 2026 Perşembe

Mehmet Ali AYDIN


NE KADAR ACİZ OLDUĞUMUZUN FARKINDA MIYIZ?

NE KADAR ACİZ OLDUĞUMUZUN FARKINDA MIYIZ?


"İnsanın taklidinden de aciz olduğu nice ilahi sanat var. İşte bir koyun yahut inek; ot yiyor, su içiyor ve süt veriyor! İnsanlık bir fabrika kursun da, bütün teknolojisini kullanarak, ot ve sudan süt üretsin! Ne mümkün!"

"Eğer şartelleri bize verilseydi biz kendi vücudumuzdaki uzuvları idare etmekten aciz düşerdik. Çünkü biz unuturuz ve uyumaya muhtacız.

Fakat biz uyurken de onların çalışması elzemdir ve sahibi her birini en ahenkli şekilde çalıştırmaya devam etmektedir."

Aslında uzun ve yaldızlı cümleler kurarak edebiyat yapmanın bir anlamı yok. Yukarıdaki veciz iki örnek bizim ne olduğumuzu anlatmak için yeter de artar bile ama kime anlatacaksınız ki?

Dünyayı ben yarattım edasıyla yer yüzünde dolaşan ve dolaştığı yeryüzü cennetini cehenneme çeviren insanoğlu bir hiç olduğunun idrakine varamamanın sıkıntısı ile debelenip duruyor.

Cenab-ı Hakkın kendisinin istifadesi için yarattığı ve her türlü ihtiyacını karşılayacak imkanları sunduğu bu dünyayı, onun kadar hor kullanan bir başka canlı türü yok.

Canlı ve cansız varlıklar kendilerine yüklenen ilahi proğram gereği olan görevlerini yerine getiriken; insan denilen "eşref-i mahluk" kendisine başka hiçbir canlıya verilmemiş özellikler verildiği halde Yaratanına isyan etme konusunda bir birleriyle yarışıp duruyorlar. 

Dünyaya barışı ve huzuru getirmek için bilinen tarihinin 5600 yıllık kısmının 5000 yıllık bölümünü savaşlara ayırmış.

600 yıllık barış için 5000 yıldır kan döken bir garabet insanoğlu.

Bu insanoğlu bir inek yada bir koyuna yüklenen ilahi proğram doğrultusunda ot ve sudan süt yapmaktan aciz.

Kendi uzuvlarını yönetme görevi verilse orada bile torpil ve iltimas yapacak bir zihniyette. Kendine kalsa bazı organlarını çok, bazılarını az çalıştırmaya kalkar ve mevcut ahengi bozar.

Akıl gibi bir nimeti bile çakallık için kullanan insan kendi cinslerinini huzurunu bozmakla yetinmez, nerede ve olursa olsun huzur bulunan her yerde huzuru bozmanın yolunu mutlaka bulur.

Kendi cinslerine "soykırım" uyguladığı gibi diğer canlıları da bıundan mahrum bırakmaz.

Baksanıza daha önceleri dünyamızda yaşayan ama bugün soyları tükenmiş ne kadar bitki ve hayvan türü var.

Bunların soykırımına sebeb olan kimler acaba?

Ve hergün yüzlerce tür yeryüzündeki macerasını insan denen vahşi nedeniyle bitirmek zorunda kalıyor.

Bir hiç olarak geldiğimiz dünyadan, bir hiç olarak gitmeden önce arkamızda ne bıraktığımıza bakalım lütfen!

Maddi olarak hiç birşey götüremeyeceğimiz bu dünyadan ayrılırken hiç değilse iyi bir iz bırakalım...

Ne dersiniz?