Hep yoksulların yoksulluk sınırı belirlenirken, neden zenginin tokluk sınırı belirlenmez?
Oysaki doymayı bilmeyen, daha fazlasını isteyen onlar. Eski Türkiyem özledik, zaten neleri özlemedim ki, elimizden alınan o cocukluğumuzu en çok. "depoyu fulle, 2 kilo kıyma, bırakın hesaplar bende, bu yaz ailece tatildeyim olsak, herkese kahve benden, düğünde altınımı taktım, şurdan bir karpuz at usta,..”
İşlemin sembolü ahlaklı, adaletli, akıllı, ilim sahibi nesil yetiştirmek.
Ne güzel ibadet hanelerimiz var cuma harici bomboş güya müslümanız, içinde insan yok, okullar yapıldı şükür eğitim ortada, Adliye binaları cillop gibi adalet ne halde, çok insanda ticaretim iyi olsun diye ibadette, okullarda güya hayır severler.
Varsın bu hayat yalakaya yarasın. Ben onuruna Fiat biçemem. Yasadığım kadar belki daha yaşarım da, duruşundan taviz vermem.
Böbürlenme, o gün her şeyin bir hesabı var. Yalniź kalmışsın insanın senden alacağı kalmamış.
Mutlu ol. Kimseyi kendin görme, çünkü sen gibi olan tek kişi aynada gördüğün o yüzündür. Değer verdiğin bilmiyorsa bırak git. İnsan kalbi tarla misali, kimi muhabbet eker, kimi nefret.
İyi öğretmen iyi bir ögrenciyi eğiten değil, sıradan birinin gizli yeteneğini ortaya çıkarandır.
Acizlere makam veren zihniyete kananlara yazık, ben bunca yıl insan denen varlığı sevmişim, şimdi anlıyorum ki yanlış yapmışım. Değer bilmeyen insanlar için mücadele etmişim. Yazık vede tövbe. Kimsenin şamar oğlanı olmadım, onurumla oynayanın kendisi ile dans ederim.
Yaşıyoruz sanmayın, ölümün kayısındayım beraberce, sıramızı bekliyoruz. Her gün daha yaklaşıyoruz, Allah utandırmasın.
