Bugün, 13 Mart 2026 Cuma

Levent AKTAŞ


NEDEN GÜVENEMİYORUZ?

NEDEN GÜVENEMİYORUZ?


 

 

Güven, korku, çekinme ve kuşku duymadan inanma ve bağlanma duygusu olarak geçiyor sözlük anlamında. Peki ya bizde? 

 

“Güven” bir kelime değildir. Kalbin yoludur. Güvenmemek ise acıdır, boşluktur, korkudur, kaygıdır.

 

Hayatımızda birine güvenmek isteriz. Her ne olursa olsun. Ailemize, dostumuza, hayatımızı paylaştığımız insana koşulsuz güvenmek. Ama ne yazık ki her zaman bu güvenin karşılığını alamıyoruz. Hep bir şeyler eksik kalıyor içimizde. Hele o güveni kaybettiğimiz zaman hiçbir şey eskisi gibi olmuyor. Adeta bir yıkım yaşıyoruz ve manevi olarak çöküyoruz. Mesela ben. Ailem de dâhil arkadaşıma, dostuma kendimden çok güveniyorum. Güveniyorum ama bir yanlışını gördüğüm zaman da zinhar eskisi gibi olamıyorum. Buz kesiyorum. Isınamıyorum. Acabalarla kalıyorum. Sürekli düşünüyorum. Kafamdaki o soru işaretleri bir türlü gitmiyor. Deyim yerindeyse o soru işaretleri beynimi kemiriyor. Huzurumu kaçırıyor. Mutsuzluğuma yol açıyor. Bu da haliyle beni çökertiyor. O yüzden hayatımızdaki insana kendimizden çok güvenmemeliyiz. Çünkü hiç bir şey güven kadar güçlü değil. Temel de güven duygusu yoksa bu her zaman sorun yaratır. O yüzden tekrar tekrar güvenmeye gerek yok. Bu güvensizliği yaşadığımız an aklımızdaki soru işaretleri gitmez ve bir daha kalbe güven yerleşmez. Bu hayatta en büyük hazinedir güven duygusu. Yok etmeyelim bu duyguyu içimizde. Hayat her gün biraz daha zorlaşırken içimizdeki sağlamlığı ayakta tutacak manevi duygular değerlidir, önemlidir. Diyeceğim o ki “GÜVEN” bir insandan alınan en önemli zenginliktir. Haftaya görüşmek dileğiyle. Hoşça kalın…