Sade, hırslı, fazla düşünmeden seven yada kıran, içinde nefreti taşımayan, hayatındaki yazılanları yaşadıklarını umursayan, sevdiklerinin yanlışında yüreği incinen, onu yüreğinden atan, yaşadıkları acı tatlı her şeyi bu alemde kabullenen, yaşanmışı, yaşanmamış saymayan, kabullenen, yanlışı hayatında tutmayan ve bunlar yazılsa sayfalar sürer.
Kelimeler yetmez iyilikleri spor dünyamızda, kimse içindeki o yaşadığını bilmez, anlatamaz onu, o Orduspor’da aşırı yaşar, sahiplenir. Yenerse mutlu yenilirse kahrolur.
Ama yanlış o kadar çok ki bazen oda idarecide göremez. O insanı yüreğini onunla yaşamış kişi bilir ,kırılmaz saygı duyar bu takıma çok şey verdi.
Ordu’da bu takım içinde , bizler gibi onunla idarelerde yaşamış onu kalbini bilir. O elimizde yanlışı da ve yapanı da kırmaz yüreğine atar ve ilerde gereğini yapar.
Yanlış yapanı da saklar deşifre etmez etrafından uzak tutar. Bir işi, emaneti bakmak zor, stresi taşıması zor.
Umudu, stresi her omuz taşıyamaz kendinde. Bu yüzden o Şükrü Bodur, sesi de sevgisi de, kini de dargınlığı da sadece yüreği bilir, kimse değil.
O yüzden bu Orduspor’daki onun sevgisi saygısı büyük bizler için.
