Bugün, 31 Ağustos 2025 Pazar

Abdulkadir DEMİR


NESİL ELDEN GİDİYOR!

NESİL ELDEN GİDİYOR!


 

 

Cennet kadınların değil,

Anaların ayağı altındadır!

Kızlarımız analık değil, 

Şimdi kariyer istiyorlar!

Bu lânet egoyu, 

Kendine put ediniyorlar.

 

Şimdiki zihniyet; 

Ayakları üzerinde durmak!

Koca eline bakmamak! 

Sırtını devlete dayamak!

“Koca parası yiyor”

Dedirtmemek için,

Önce iş, sonra eş… 

Kocası sorun çıkarırsa, 

Terk edip gelmek!

 

Anne işe, baba işe

Çocuklar ise kreşe!

“İş kadını” sözünü 

Çok seviyorlar!

Başkasının çocuklarına 

Bakmak, “iş” sayılıyor.

“Üreten kadın” deniyor! 

Kendi doğurduğuna 

Bakmak “iş” sayılmaz!

Ev pansiyon, aile ise

Pansiyoner gibi olmuş!

 

“Gerçek kariyer anneliktir!” 

Çocuğumu yâd yabancıya 

Emanet edemem! diyen

“Ev Hanımıyım!” demekten 

Utanmayan analarla!

Çocuğuna ev veya araba değil,

“Güzel ahlâktan daha hayırlı 

Miras yoktur!” Bilincinde olan 

Babalara çok ihtiyaç var!

 

İmansız ve idealsiz nesiller türettik. Pusuda bekleyen yabancı ideolojiler setleri yıkılan ırmaklar gibi yayıldılar ülkeye...

(Cemil MERİÇ)

 

Yaz Kur'an Kursu öğrencilerine bir iz bırakalım.

Bir kişinin üzerinde kaç kişinin izi var?

Bir çocuk doğar doğmaz onda annesi, babası, kardeşleri, teyzeleri, dayıları, amcaları, halaları, neneleri, dedeleri, komşuları, komşu çocukları bir iz bırakır.

Hepimiz de böyleyiz. Hepimiz, çevremizin izini ve izlerini taşıyoruz. İyi bir ortamdan gelen iyi izler, kötü bir ortamdan gelen ise kötü izler taşır. Bazen de ikisi arasında kaldığımız olur.

Çocuk tanıdığı her kişiden bir iz alır. Okulda öğretmenden, öğretmenlerden, sınıf arkadaşlarından bir iz alır. Evine gelen misafirlerden izler taşır. Taşındığı mahalle ve şehrin izlerini taşır.

Bir insan gençlik dönemine kadar belki binlerce farklı kişinin izlerini taşır. Buna yolda gördüğü ve alışveriş yaptığı kişiler de dahildir.

Peki, bu kadar kişinin etkisini üzerinde taşıyan birini nasıl değiştirebilirsiniz?

Bunu özellikle de olumsuz ortamlarda yetişen kişiler için söylemek istiyorum. Kötü ortamlarda yetişen ve binlerce kişinin izini, imzasını üzerinde taşıyan birini nasıl değiştirebilirsiniz?

Sayın hocam, bunu unutmayın. Gençler, size gelmeden önce bu kadar kişiden etkilenmiş. Ve sizden ayrıldıktan sonra da aynı etkiler devam edecek. Televizyon, gazete, internet, sosyal medya, oyunlar, arkadaşlar hep onu etkilemeye devam edecek. Günde bir kaç saat ise camiye gelecek. Camide oturacak. Sonra da çıkıp kaldığı yerden devam edecek.

Lütfen biraz hassasiyet gösterelim. Eğer bir gence, yaz döneminde sadece elifi beyi, öğretmek için zaman harcarsanız yanlış yapmış olursunuz. Elifin Benin insan üzerindeki etkisi azdır. Ona edebi, iffeti, dürüstlüğü, samimiyeti, doğru sözlülüğü, kibarlığı, nezaketi, camiye girip çıkmayı, ailesine yardım etmeyi, insanlara ve hayvanlara karşı nezaketli olmasını öğretin, öğütleyin. Ona yemek duasını, iman esaslarını, müslümanlığın dürüstlük olduğunu öğretin. 

Ev ödevi olarak ona, annesine yardım etmeyi verin. Ev ödevi olarak üç tane iyilik yapmayı verin. Ona davranış ve iyilik listesi verin. Bu listeden yapabileceği iyilikleri ödev olarak verin. Yatakları toplama ödevi, bulaşıklara yardım etme ödevi, kardeşini ve babasını yatsı namazına getirme ödevi, balkona kuşların su içmesi için bir kap koyma ödevi, uzun zamandır aramadığı, sormadığı bir arkadaşını arama ödevi verin...

Camide elif, evde be harfi ile çocukları değiştiremezsiniz.

Elifin Benin değerini küçük gördüğüm için bunu söylemiyorum. Dürüst olmayan biri, elifi bilse ne olur bilmese ne olur?

Yıllardır kötü izlere maruz kalan çocuklara güzel izler bırakın. Yıllardır yalana maruz bırakılmış çocuğa güzel duygular, güzel ahlaklar aşılayın...

Eminim konunun hassasiyeti için bu kadarı yeterlidir. Arife tarif gerekmez. Sizler için başarılar diliyorum.

(Murat PADAK)

 

Kafası karışık bir genç hocasına:

-Efendim, Hz. Halid b. Velid ömrü boyunca sayısız savaşa girmiş ve hiç yenilmemiş. Bu mümkün mü? diye sorar.

Alim hafifçe tebessüm ederek;

-Mümkün tabiki evladım. der.

- Çünki O 'na Peygamberimiz (SAV)  "SEYFULLAH" yani "Allah'ın kılıcı " adını vermiş. Allah’ın kılıcı olupta yenilmek mümkün mü? Asırlar boyu yaşasa ve savaşsaydı yine yenilmezdi. ..

Allah’ın kılıcı olmak!

 

Asırlar boyunca atalarımızın olduğu gibi.

Gelgörki şimdilerde zemin kaygan, insanlar kaypak, kafalar karışık. Zor zamanlardan geçiyoruz Vesselam!

Ya Rab! Göğsümüzü genişlet, bize akıl, fikir, izan, iman tazeliği ver. Bizi ve evlatlarımızı bu zor zamanlarda yolunda “ Seyfullah” olanlardan eyle..

  Cumanız mübarek olsun. Kalplere şifa, ruha sevinç, gönüllere aydınlık olsun.