Bugün, 17 Mart 2026 Salı

Mustafa KÖKSAL


ÖĞRETMEN

ÖĞRETMEN


 

Biraz çılgın, biraz deli, biraz cesur olmalı.

Asla mensubu olduğu camiaya, kir, leke getirmeden deli, dolu, ömrünü öğrencilerine adamış yürek olmalı, bu kişiler asla kötü olmaz. Aşk ile yaşanan bir mesleğin her bireyi demiyorum, ama içimizdeki 5 yada 10 istisna asla bu koca camiayı kirletemez.

Ben 1980’den 2021’e kadar kaldım.

Mutlu mesut bir çok koridorlarda, sımsıcak yürklerin ısıttığı sınıflarda, bire bire sevginin harman yaptığı koridor yada bahçede o cennet kokan öğrenciler ile oldum hep.

Kah ağbi, kah kardeş kah öğretmen...

Ben öğretmendim, çok sevdiğim işi yaptım çokta iyi yaptım. Zevk alarak, öğrenciler ile geçti ömrüm.

Kah okulda sınıflarda kah futbol sahalarında.

Benden hiç korkmadılar, saygı duydular bende onlara. Ordu İmam Hatip’te 14 yıl tekrar mastır taptım o muhteşem öğretmenler ile. Muhteşem yürekler tanıdım. Kardeşlerim binlerce, öğrencilerim de.

Huzur içinde, her kalbi incitmeden yaptım, varsa onlardan da özür dilerim.

Kırdıklarım var isede affetsin beni.

Ben sadece onlara öğreten arkadaş oldum, kızan, bağıran değil.

Özlemiyor muyum sanıyorsunuz o cennet bahçelerini, o melek gibi yüzleri.

Kim özlemez ki?

O yüzden öğretmen asla kıskanan, hakkı yenen, atamalarda siyasete kemer gibi takılan olamaz.

Kimse okula baş olacak kişi benim ki bu camialarda olmamalı, değerli ise herkes olur.

Herkes idareci olamaz, her kes müdür olamaz, torpil o makamlar için yıkımdır, o güzel kalplere nefretle bakmamalıyız, sevgi, saygı koyduracak makamlardır.

Ben şanslıydım,Ordu İmam Hatip’te müdürler ile oldum, Ordu Lisesi’nde de, Ordu sosyal Bilgiler’de de, hepside öğretmendi.

Makamın akımında olmayan, koltukların kibrinde kendi ruhunu kaybetmeyen canlardı.

Şanslı idim.

Bugün emeklerimin bana düşenini devletimden alıp şükrediyorum.

Ya olmasa idi...

Öğretmen deyince durcan, onlar sıradan bir grup değil, ilim ırmağı, can sularıdır. Değil?