Bugün, 12 Mart 2026 Perşembe

Hüsnü YÜCEL


OKÇUNUN YOLU   

OKÇUNUN YOLU   


                               

 Paulo Coelho’nun son romanlarından biri “Okçunun Yolu” kitabıdır. Çok beğenerek okudum. Kitap okurken mutlaka önemli bulduğum kısımların altını çizer ve ayrıca not alırım. Aslında kitaba kalem vurmamak gerekir, bunu da kabul ediyorum ama, daha sonra not aldığım kısımlardan yazı çıkarma alışkanlığım var. Ne not almışım okçunun yolu kitabından, beraberce bakalım.

“ Hedef, ulaşmak istenen bir amaçtır. Yazar kitabında ok ile yay arasındaki bağlantıyı anlatırken, yaşadığımız gerçek hayattaki zorluklar ile bu zorlukların üstesinden gelmedeki çabanın asla boşa gitmeyeceğini ifade ediyor. Ama önce kendine bir hedef seçeceksin. Yayı ve oku eline almadan bir hedefe odaklanacak ve kaybetme korkusunu yeneceksin. Acaba kaybeder miyim endişesi ile yaya ve oka sarılırsan daha baştan kaybetmeyi kabullenmiş sayılırsın. Madem hedef ulaşmak için bir amaç ise, amacı gerçekleştireceğine önce beynini ikna etmen gerekiyor. Geç yaşta bisiklet sürmek isteyip, ben bu yaştan sonra bunu beceremem diyenlere tavsiye edilen ve herkesin bildiği bir deyim vardır. Sürersin, yeterki beynini ikna et deriz. Yay atışı da öyledir. Önce beynini ikna edeceksin, ben de yaparım diyeceksin, kendi kendini motive edeceksin ve yeterli konsantreye ulaştı isen yola çıkacaksın. Attığın her ok yüreğinde bir iz bırakacak ve gelecek seferki atışlarda başarı oranın daha da artacaktır. Her seferindeki atışın bir öncekinden daha başarılı olacaktır.

Paulo Coelho yazısının bir bölümüne şöyle devam ediyor. “Seçtiğin hedef için elinden geleni yapmalı, ona daima saygı ile bakmalı ve hürmet göstermelisin. Başarısız olduğun her seferde sorumluluğu başka yerde aramadan, çalışmaya devam etmelisin.” Başarılı insanların hayat hikayelerini okuduğumuzda başarının en büyük sırrının “ inanmak”  olduğunu görürüz. Kaybedebilirsin de. Ama asla vazgeçmemelisin. Kaybetmek bile sana tecrübe sunacaktır. Her seferinde daha güçlü olduğunu hissedecek ve hep hedefe koşacaksın. Hedef Ziya Gökalp’in “Kızıl elması” gibi bir şeydir.

Hedefe ulaşmak yorucudur ve zordur ama asla imkansız olduğunu düşünmeyeceksin. Kızıl elma hedefine kilitlenecek ve inanacaksın küçük bey. İnanmadığın hiç bir hedef sana ait değidir.