Mutlu bir aile yaşamı için beş ‘S’ formülünden bahsedilir. Bu ‘S’ leri şöyle sıralamak mümkün. Sevgi, saygı, sabır, sorumluluk ve sadakat. Evet! Aile fertlerinin huzuru ve mutluluğu açısından bu sayılanlardan her birinin önemi tartışılmaz kuşkusuz. Hangisi daha öncelikli derseniz bence sadakat. Bu anlamda sadakatin mühim bir yeri bulunmaktadır.
Zira sadakat olmadığı zaman diğer faktörlerin de çok bir öneminin kalmadığı aşikâr. Meselâ, eşler birbirini ne kadar severse sevsin günün birinde bir yanlışlık durumunda aileyi ayakta tutmak için sevgi kâfi gelmeyebileceği gibi taraflar arasında saygı da kalmayacaktır. Dolayısıyla mutlu bir aile ortamı için olmazsa olmazların başında şüphesiz ki sadakat gelmektedir.
Hepimizin bildiği üzere sadakat sözcüğü sözlükte sağlam, güçlü ve içten bağlılık anlamında kullanılmaktadır. Dolayısıyla sadakat, hem kendimize, hem Rabbimize hem de sevdiklerimize içten bağlılığımızı ifade etmektedir. Bu kavramı evlilik anlamında düşünecek olursak, tarafların nikâh anında birbirlerine verdikleri söze ve evlilik sözleşmesine sadık kalınmış olur.
Zira nikâh, bir akit olduğu gibi aynı zamanda bir ahittir. Yani karşılıklı olarak verilen sözde durmadır İşte sadakat, bu ahde zarar verecek her türlü davranıştan uzak durmaktır. Bu anlamda sadakat, eşlerin rahatsız olacağı her türlü davranıştan yüz çevirmesi ve kişilerin kendisine yapılmasını istemeyeceği şeylerden kendisinin de uzak durması ve arınmasıdır.
Bir başka deyişle sadakat, sadece evlilik süreciyle sınırlı olmayıp hayatın tüm aşamalarına hitap eden bir yaşam tarzıdır. Sadakat, “Birileri görür ve duyarsa mahcup olurum; ayıp olur.” diye takınılacak basit bir tavır değildir. Sadakat, “Rabbime karşı mahcup olurum.” diye düşünerek her türlü yanlış tutum ve davranıştan uzak durmaktır.
Ailenin ve toplumun güvencesi olarak niteleyebileceğimiz sadakatin ne gibi kazanımları olduğuna değinmek gerekirse sadakat, imanın ve inanç sistemimizin sigortasıdır
Sadakat, imanın zorunlu bir şubesidir. Çünkü iman en temelde Kutsal Kitabımızda beyan edildiği üzere emrolunduğumuz üzere dosdoğru olmaktır.
Evet! Sadakat, bu dünyada selamet ve ahiret âleminde cennet demektir. Zira sadakat öyle bir gemidir ki, denizler ne kadar uçsuz bucaksız ve derin olursa olsun, fırtınalar ne kadar kuvvetli olursa olsun içerisinde bulunanları sulhu selamete ulaştıracak güçtedir.
Ve nihayet sadakat, insanın hem dünyada hem de ahirette yüzünün ak ve pak olmasını sağlayacak ve kişiyi cennetin güzelliklerine ulaştıracak önemli bir haslettir. Bu anlamda aslolan; hayatımızı sevgi, saygı, sabır, sorumluluk ve sadakat üzere inşa etmek olmalıdır. Rabbim bizleri ve sevdiklerimizi hem kendimize hem Rabbimize hem eşlerimize hem de bütün insanlara karşı sadakatten ayırmasın. Âmin!
