Bazen hayalleri gidince insan yalnız kalırmış da yalnızlıktan korkulmaz da, ya canın acıdı ise, bilki cibiliyeti yoksa o kişinin o adam zaten olmaz.
Onlar tıpkı bok böcekleri gibidirler ne kadar yıkarsan, temizlersen bıraktığında gideceği yer onların yine pisliğin içidir.
Cibiliyeti bozukla uğraşmayın değişmezler.Bazen önemli olmasın sizin için gidecek olan,yada gelmeyecek olan.
Çünkü bazen başlaması gerekebilir her şey yeniden senin için. Allah yaşadığımız şerdeki hayrı görmemizi bize nasip edecektir.
Adımlarımız doğru olmazsa sonu eğri olur.
İnsanlar size kendilerini anlattıklarından çok başkadırlar. Sizler onları yaşadıkları ile değil, yüreği ile tanımalısınız.
Kimini erken, kimini sonra öğrenirsiniz zaten. Asla başkası üzülür diye kendini harap etme. Unutma sen kaldırabiliyorsan onlarda kaldırabilirler.
Ahmet Arif’in dediği gibi, 'hiç görmeden de sever insan". Eli eline değmeden yüreği yüreğine değmiştir bir kere, Allah, Peygamber, aile, evlat, kardaş, arkadaş, Atatürk sevgisi gibi. Hep kendin olmaya bak, sen seni anlayana hep bilki mucizesin.
Allah hiç kimseyi umutla geldiği makamlardan hüzünle ayırmasın.
En acısı budur.
EROL KARAER
Usta çizdiğim karikatürdeki bir cümle için haklı olarak; "biz kızıl elmacıları” gördük dedi. Ben de 30 yıl önce gördüm ne güzeldi, üstü, altı yetenek dolu idi.
İdare kızıl elma için gece, gündüz kulüpte, alt yapıda vede yetenekler peşinde idi.
Basın tribünde takımından zevk alırdı, sporcu sahada oynadığından. Haklısın usta, ben şimdi bunu yaptım, çizdim o cümleyi yazdım usta, belki 67’de bu o günlere doğru koşu başlarda gökler bile mutlu olur diye.
Ustam kızıl elma bence 1967 ruhu. Buluruz da mutlu oluruz. Ataoğlusu, Ataşanı, Köksalı, Ergöklili, Memecanı, Gürsoyu, unuttuklarım beni affetsin, uzaktanda olsa bu takımı izlerde o mutlu günleri yaşarlar..
Niye olmasın kızıl elması zordur sporun belki!


