Bugün, 15 Şubat 2026 Pazar

Muzaffer GÜNAY


ORDU'NUN İLİM VE İRFAN BÜYÜKLERİNDEN ULUBEYLİ BODURZADE MÜDERRİS SÜLEYMAN EFENDİ.

ORDU'NUN İLİM VE İRFAN BÜYÜKLERİNDEN ULUBEYLİ BODURZADE MÜDERRİS SÜLEYMAN EFENDİ.


Boduroğlu Molla (Müderris) Süleyman Efendi, aslen Ulubeyli olup ilçenin Kardeşler (Sevdeş) köyünde doğmuştur. Babasının tek çocuğudur. İlk tahsilini köyünde İptidai mektebinde tamamlamıştır. Ailesinin tek çocuğu olmasına rağmen medrese tahsili için İstanbul'a gönderilmiştir. 12 veya 15 yıllık tahsilden sonra köyüne döner.

Kısa süre sonra göreve başladığı Bolaman medresesinde 38 sene müderris olarak vazife yapmıştır. Tahminen 1915'ten itibaren Ulubey Akpınar medresesinde hocalık yaptıktan sonra köyüne dönerek yatılı medresede vazifesini devam ettirmiştir. Aynı zamanda köyünün camisinde de imam-hatiplik yapmıştır.

Derin bilgi ve hoşgörü sahibi bir zat olduğu dilden dile bu günlere kadar gelmiştir. Benimde ilk hocam olan Torunu Bodurzade Murat Hocamdan dinlemiştim. Çok büyük bir kütüphanesinin olduğu ve fakat vefatından sonra ne yazık ki muhafaza edilmeyip muhtelif hocalara bağışlanmıştır. Annem tarafından benim de dedem olan Müderris Süleyman Efendi pratik öğretim tarzı ile yaşlı kadınlara bile Kur'an ve ilmihal bilgileri öğretirmiş.

Üç kez evlenen Boduroğlu Süleyman Efendi, Mustafa, Ahmet Halis, Hamide, Emine ve Zeynep adlarında beş çocuk babasıdır ve evlatlarının arasında üveylik bilinmektedir. Süleyman Efendi'nin bazı kerametleri hala anlatılmaktadır.

Bunlardan ikisi şöyle rivayet edilmektedir:

Vefatına çok yakın bir vakitte hanımına ve üç kızına ; 'Emri-i Hak vâki olduğunda sakın ağlamayasınız." der, demez ruhunu teslim eder. Fakat hanımı ve çocukları, acıya dayanamayarak ağlamaya başladıklarında Süleyman Efendi, gözlerini hafifçe açar ve teselli eden sözlerden sonra önceki haline döner.

Bir başka anlatı ise şöyledir: "Günlerin birinde Süleyman Efendi'nin çok uzaklardan hatırlı bir misafiri gelir. Fakat nasıl olduysa, evde ekmek olmadığı gibi un da yoktur. Müderris Süleyman Efendi, yarım batman mısır çuvalını yüklenir ve biraz aşağıda, dere kenarındaki değirmene iner. Lakin, değirmen çok kalabalıktır, kendisine belki akşama ancak gelecek gibidir. Oysa misafiri belki de açtı. Müderris Efendi, durumu değirmenciye anlatır ve mümkünse zahiresini öğütmesini talep eder ama bir netice alamayınca dışarı çıkarak bir süre dua okur ve değirmenin taşı birden bire durur. Değirmenci bir arıza olduğunu düşünür, biraz uğraşır, ne var ki değirmenin taşı bir türlü dönmemektedir. İçerdeki adamlardan biri : " Değirmen Süleyman Hoca'nın okuduğu dua sebebiyle durmuş olabilir. Gelin arkadaşlar, Hocamızın talebini hemen yerine getirelim.." der demez, taş dönmeye başlar. Molla Süleyman Efendi'nin ağzının çok dualı olduğu ve bir çok hastanın iyileştiği de halk dilinde halen dolaşmaktadır.

Molla Süleyman Efendi, 1934 yılında 86 yaşında iken ruhunu teslim eder.. Eşi ve kendisinin mezarı bitişik olup Kardeşler köyü mezarlığındadır. Allah rahmet eylesin...