reklamy

Ayten YÜKSEL


OTİZMİN FARKINDA MISIN?


Çok değerli bir arkadaşımın otizmli, dünya tatlısı, çok yakışıklı bir çocuğu var. Bir anne olarak, bizler için normal, sıradan olan şeyler (tuvalet alışkanlığı, ayakkabısının bağcığını bağlaması) O’nun için kocaman,  aşılması gereken bir çok engel teşkil ediyor. Şahsen, arkadaşım sayesinde  otizm hakkında hiçbir şey bilmediğimi anladım ve arkadaşımın sesini duyurmak istedim. Kendisi şöyle anlatıyor: 

Otizmli çocuğun annesi olmak; nasıl anlatılır, hangi kelimelerle tarif edilir? Otizm, zekâ problemi olmayan, gelişimsel bozuklukla seyreden bir hastalık. Hastalık da değil aslında, bir farklılık. Gün geçtikçe artan bir farklılık… Çoğu zaman aileler çocuklarındaki bu farklılığı anlayamıyorlar. Bizim çocuğumuz, üç yaşına yaklaşırken bunu anladık. Konuşmuyordu, seslendiğimizde bize tepki vermiyordu. Akranlarıyla oynamıyor, oyuncaklarıyla ilgilenmiyordu. Çevremizdekiler merak etmememizi, erkek çocuklarının geç konuştuğunu söylüyorlardı. Ama öyle değil, bunu ne kadar erken öğrenip kabullenirsek çocuğumuza o kadar faydalı oluruz. Yaşadığımız en büyük problem eğitim eksikliği. Bu çocuklara ait okul öncesi eğitimin olmaması. Kaynaştırma eğitimi aldırmak istediğimizde de, birçok okul ve birçok aile maalesef kabul etmiyor. Belirli saatlerde kabul ediyorlar yada haftada iki saat eğitim alma hakkı veriyorlar. Bireysel olarak çabalamazsan, ilgilenmezsen bu çocuklar, toplum içinde kaybolup gidiyor.

İlk zamanlarda kimi insanlar, bakışlarıyla bizi rahatsız ediyordu. Çocuğumuz ağladığında susturmaya çalışanlar, anlayışsız davrananlar oluyordu. İnsanlara açıklama yapmak bizi çok yoruyordu. Ama artık umursamıyorum, takılmıyorum. Onların bakışlarını, konuşmalarını önemsemiyorum. Çünkü önemli olan benim çocuğumun sağlığı. Yine ilk zamanlar, öğretmenleriyle de sıkıntılar oluyordu. Bizim en büyük sorunumuz Ordu’da konuşma terapistinin olmaması. Çocuğumuz konuşup anlatamadığı için, kendisini ifade edemediği için daha agresif oluyor, en çok bu konuda yoruluyoruz.

Çocuklarımız için ayrı bir eğlence alanının olmaması da bir diğer sorunumuz. Onları anlayan, bilen, isteklerine cevap verebilen, eğitimlerine yardımcı olacak eğlence merkezlerinin olması çok güzel olurdu. Bizim gibi ailelerin daha birçok sıkıntısı var ve anlatmakla bitmez. Yaşamak gerek. Herkes elinden geldiğince ailelere ve çocuklara manevi destekte bulunmalı ve onları anlamaya çalışmalı. Çocuklarımızı toplumun içine katmak gerektiğini, onların da diğer çocuklardan bir farkının olmadığını, her şeyde haklarının olduğunu unutmamalıyız.

Otizmin en büyük yardımcısı; onu sevmek, ona bu sevgiyi göstermek ve onun kendini fark etmesini sağlamak. Herkesin otizmi fark etmesi dileğiyle…  Teşekkürler.