Üç cümle birbirinden ayrı anlam ifade eder. İnsana üç ayrı anlam algısı verir. Bu cümleler insan psikolojisi üzerinde farklı anlamlar meydana getirir. Bu üç cümlenin üzerinde derinlemesine düşünüldüğünde insanı farklı boyutlara götürebilir.
Birinci cümle de "Rol dağıtan!" kişi vardır. Rolü dağıtan kişi hangi rolü oynayacağını kişiye verir. Bu bir tiyatrocu olabildiği gibi mecazen, görev veren kişiler, kurumlar, devletler de olabilir.
Bu saydıklarımız, kişiye, kuruluşa, devletlere de yapacağı işi, oynayacağı rolü verebilir.
Belli ki "rol veren kuvvet" kendilerine "rol verilenlerden" daha üstün ve güçlüdür, nihayetinde "rol vermektedir." Doğal olarak "rol verilmezse!" o rol, oynanamaz!
"Rol almak!" ifadesi ise biraz daha farklı bir anlam ifade etmekte, "rol verilmeyi beklemeden" rol kap mak", "rolü oynamayı zorla elde etmek, rolünü oynamayı bekletmeden icra etmek" anlamı vermektedir.
Bazıları da "rol yaparlar" Bugün insanlık katliamının yaşandığı Filistin'de maalesef bir takım devletler, yapılan bu insanlık katliamını durdurmak için, bu katliama destek verenlerden! "Kendilerine verilecek bir rol! Bir görev! Beklemektedir!
Kendisini zayıf hisseden, üstün olandan kendisine bir rol ve görev vermesini beklemektedir.
Evet... Güçlü olan, zayıf olana bir rol ve görev vermiştir, o da şudur :" Biz bu katliamı yaparken hiç kimse bu işe karışmasın!" yoksa... gerisi malum.
Kendilerine bu rol verilenler şu anda bu rolü oynamaktadırlar.
Bazıları da rol yapma! peşindeler. Filistin'de, israil soykırım yaparken, her yeni gün ölümler daha fazla gerçekleşirken, insanlar aç ve susuz bir şekilde yaşam mücadelesi verirken, insanların gözyaşlarının dindirilmesi gerekirken, bazı devletler bu acı veren olayları dindirmek için Gazze'ye gelmesi beklenirken, bu yaşanan felaketi fırsata dönüştürmüş birbirlerine caka satma, üstünlük taslama alanı olarak görmüş bunun yarışına girmişlerdir.
Falanca devlet Akdenize gemi göndermiş, filanca devlet Akdenize gemi göndermiş, bir başka devlet vay! Siz nasıl Akdeniz 'e gemi gönderirsiniz bak ben de gönderiyorum! Onu gören başka bir devlet bakın ben de yoldayım geliyorum! demiştir.
Ama hiçbiri kanayan yarayı dindirmek için değil, birbirine ben de varım! demek için!
Bazıları da : "Bak benim menzilimdesin!" bir başka palavracı "Gerekirse füzeleri atarım!" (sanki gerekmiyormuş gibi). Bu rol yapanlar, Filistin hesabına değil de, kendi hesabına çalışmaktadır.
Bu manzara ayrıca ahlaksızlığın bir boyutunu gös termektedir.

