reklamy

Mustafa KÖKSAL


SAYIN DR. HİLMİ GÜLER BAŞKANIM

SAYIN DR. HİLMİ GÜLER BAŞKANIM



Bu ilde ben doğdum büyüdüm. İyi bir ailem oldu şükür, ben bunu size özür dileyerek ve inandığım için bir eğitimci olarak yazıyorum. 40 yıl Ordu futboluna, eğitimine, hamal olmuş biri olarak yazıyorum,40 yıl bu spora her anını vermiş, erini akıtmış bir kardeşiniz olarak yazıyorum, sizler gibi bu ile belediyede hizmet etmiş Kemal Köksal gibi Ordu Belediyesi’ne bir şeyler vermiş, 33 yaşında elim bir kazada kaybettiğim bir belediyeci insan evladı olarak yazıyorum, hem eğitim alanında, hem sokaklarda, hem sporda biz evlatlarımızı, gençliğimizi kaybediyoruz.
Aslında teknik adamlık bundan 40 yıl önce ibadet kadar kutsaldı bu çocuklara hizmette, bugün inanın, mecburiyetten işin, aylığın, paranın hürmetine ter akıtılan 2 saatlik meydan dersi oldu.
Yazık, bu sorun sportif işler olsa da bunun alt yapısı ve bu ilin bu yalnızlıktan kurtuluşu basit be Hilmi başkanım, oda bu ilin 5 semtine, küçük ama sımsıcak semt sahası ile gençliğin nefesi için, yeteneklerin keşfi için, arkadaşlığın dostluğun pekişmesi için, aile olabilmenin el ele olmanın hazzı için yapılacak sıcacık haneler.
Muhtar evi gibi tek odalı, bir "GENÇLİK EVLER i". İçine de, bir bayan abla, anne tadında kişi ihtiyacı olan ve bu sahalara da bizler gibi eski spor insanlarını, Ordusporda olmuş efsane isimleri oralara istihdam etmeniz.
Yoksa alt yapısı olmayan bir şehrin çocukları üst yapılarda asla SALLANmadan duramazlar.
Asla bu ilin gencini sporun, eğitimin, ticaretin içinde tam profesyonel bulamazsınız..
İş adamlarına her semte bir Gençlik evi yapın ricanızla 5 tane semte adı, Şenocak, Gürsoy, Bodur, Poyraz, Çebi, Altaş, Aktaş, Köksal spor gençlik evi diyebilirsiniz, kaç kişi bu alanda olmaz ki?
Bu Ordu sadece bina ile taş ile büyümez sayın bakanım, bu ilin bundan sonraki genç nesli ile büyür.
Onu da siz önde giderseniz bizler kazanırız.
Bu konuda buradayız, yanında olmayı emir telakki ederiz. Ordu ve gençlik, eğitim, sağlık, ekonomi istihtam, söylemesi bile güzel değil mi başkanım.
Limanı, yolu, otobanı, fabrikayı, bacayı turizmi zaten inşaa etmek devletin asli işi...
İyi ki varsınız demek bu ilde hatırlanmak dualar ile anılmak güzel olmaz mı başkanım, biz size güvenmek istiyoruz?

 

EVDE
Olmak gün boyu düşünmek hayatı, yapılan iyi kötü günleri. Neleri yanlış yaptık, kimi kırdık kimi sevindirdik, kaç yalanı doğru dedik, kaç kişiyi dolandırdık, haramı yan cebimize cukka ettik.
Haram, talan, adam kayırma utanmadan torpil, yakına kıyak ettik...
Bakın, o makamlarda, o lüks villalarda olanlar, her servetin nimetinde olanlar, işcinin, çalışanların emeğini çalanlar, ufacık mikroptan kurtulamıyorsun, namaza, dine, inanca gülenler, zina, kötülük, zulüm yapanlar, savaş çıkarıp binlere ölüm kusanlar, petrolü kaç ülkeyi soyanlar, küçük mikrop gücünde değilsiniz.
Öleceksiniz, toprak kusacak o katil pis bedeninizi, Allah haini, zalimi bu çocuklara kıyan manyakların ölüm acısını bize gösterecek ve sadece dizaynı ben yaparım diyen Allah’ı, onun secdesini her devlet de görecek.
Ben bu zalimlerin, katillerin, sapıkların, sahtekârların hesabını Allah bir sineğin boku ile onlara enjekte ediyor.
Allah’ım kulunu, garibini, yoksulunu koru. Amin.