Yaşam sürecinde şahit olduğumuz farklı aile tipleri vardır. Bu aileler, felsefeleri, psikolojileri, kültürü, görgüsü, yetişme ve yetiştirilme tarzı açısından birbirinden farklılık arzeder.
İşte bu farklı tarz ailelerden biride şudur: çocuklarına doğumundan itibaren çok özen gösteren, çocuğunun beslenmesinden temizliğine, herşeye itina gösteren, çocuğunun eğitim ve öğretimiyle ilgili hiçbir maddi fedakarlıktan çekinmeyen aileler vardır.
Her şey buraya kadar güzel, olması gereken...
Kendi çocuğunu özel gören, maddi alanda hiçbir fedakarlıktan kaçınmayan, ama manevi alanda terbiye, ahlak fedakarlık, yardımseverlik, başkalarının haklarına saygı gibi erdemli konuları çocuklarına kazandırmayan, pek bu konulara da girmeyen, çocuğunun sosyal hayatta arkadaş ve çevresiyle olan iletişim ve sürtüşmelerinde hep çocuğunu haklı gören, çocuklarının arkadaşlarına "Bana bak!" diye parmak sallayan, suçu karşı tarafa atan, "Benim çocuğum yapmaz" diyen , çocuğu suç işlese dahi bunu kabul etmeyen , haketse dahi çocuğuna ceza verilmesini istemeyen aile tiple ri vardır.
Ve nihayet çocuk, ailesi tarafından her isteği karşılanan tabiri yerindeyse "Şımarık" "Hazcı" "Çıkarcı" acıma duygusu olmayan, fedakar olmayan, menfaatini ön planda tutan, hep kendisine görev yapılmasını bekleyen bir kişi olarak toplumdaki yerini alır.
Sıkıntı bundan sonra başlar . Anne ve baba tarafından her dediği yapılan çocuk artık her konuda dediği yapılsın ister. Bu şekilde yetiştirilmiş iş hayatına girmiş olan genç artık işindende şikayet etmeye başlar. Devletin kendisine yeterli ücret vermediğini, mağdur edildiğini ifade eder.
Halbuki devleti bu gencin eğitim ve öğretimine büyük önem vermiş onu el üstünde tutmuş onore etmiş birçok meslek gurubuna vermediği ücreti ona vermiştir.
Fakat ailenin, devletin, halkın değerli gördüğü bu meslek erbabı genç, maaşı daha çok istemektedir. Bu meslek erbabına, bırak "Hipokrat yeminini" Kur'an üzerine yemin ettirseler yeminini tutmama ihtimali yüksek olan, "Daha çok çok, daha da çok çok, daha fazla dahada fazla" şarkısını mırıldanan bu meslek gurubu maalesef milli ahlakı içselleştirememiş, düşüncesi hep para ve maddiyat olmuştur.
Tabiiki bu tesbitlerimiz bahsettiğimiz meslek gurubunun tüm üyelerine ait değildir. Sözlerimiz, yaptığımız tesbitler ile örtüşenleredir.
Anlatacak çok şey var fakat söylenecek bir şey yok...
Anne baba tarafından özenle büyütülen, devletin değer verip yetiştirdiği, halkın saygı gösterdiği bu meslek erbabı, kendisini yetiştiren devletinden üçbeş lira fazla para alacağım diye "Grev yaparak halkı cezalandırmaktadır!"
Bilin bakalım bu meslek erbabı kimler? Onları tanıyabildiniz mi?
