Hemde Ahdesi, hemde yürekten hemde içten. Yok ya, ben babam rahmetli ile belediye koridorlarında, dayım Hasan Şenocak, İsmet Şenocak ile siyasilerin yanında, Cemil Karademir ile de Ocak’ta büyüdüm deli dolu.
Bugün bundan 50 yıl önceki siyasetin vardı vefası, ahdesi, samimiyeti.
Dün vardı belediyelerde, siyaset kurumlarında, partilerde vefalı dostlar, amirler, memurlar halkın adamı olan, ahde si ise akşam mesai bitince ise dostluk ile küçük Ordumun şehir lokantasında kahkahalar ile son bulurdu..
Nerede bu dostluk, Ahde vefa, nerede dün yanında olduğuna sadakat, dün amir yada il başkanı olana gidince vefa nerede, Ahdeyi bırakın zaten o hiç görünmez saklambaç oyununda.
Dostların masaları sürekli olarak her yerde seçilene göre döndü, dünkü ağbilere ise sırt dönüldü.. Makamlaşma devri kardaşlaşmanın önüne geçti, vede dost olan, zaten dostu ile oldu, gitti yada sokaklarda çalıştı , dünden farksız bugünde öyle.
Olmayan içinse bir zıplama devri başladı, dünkü ağbilerinin aksine siyasette ve makamlarda bir gacırtı devri oluştu.
Sevgi, dostluk yokmuşta sanki bir masa, bir sekmen içinmiş her kahkaha..
Boyalı zihniyetin boyası döküldükçe gerçek arkadaş, yada dost siyasetinde makamlarında ya üstünde oldu kazandı yada ayakları altında o masaların ezildi.
Bugün ülkemdeki her siyasetin fikri zikri ne olursa olsun farkı yok, Ahdesi yorgun samimi değil, Vefası ise içecekten fazla gazlı.
O yüzden samimiyet, arkadaşlık, dostluk menfaat için olunca arkadaşlıktan çok el pençe duruş pozisyonları harekete geçiyor. Daha berbat.
Ben dün beraber olduklarına bugünde "Ahde Vefa" ile her daim sevgi sunanlar kim olursa olsun, onlar benim için değerli, yanlış doğru ayrı, ama onlar yanındaki ekmek bulup yediğine arkadan asla bürütüs olmuyorlar.
O yüzden bazı alt yapıdan gelenlere imreniyorum, onlar sadakatin ezberini yapmışlar, sımsıkı dostluklarından tavizsiz..
Ne güzel.
