Bugün, 10 Mart 2026 Salı

Mehmet Ali AYDIN


SİZ KARUN'U BİLİR MİSİNİZ?

SİZ KARUN'U BİLİR MİSİNİZ?


Dünyasını malk, mülk, servet, şöhret ve dünya nimetleri işgal edenler, Karun'un kıssasını iyi okuyup anlasınlar. Burada sadece Kur'an-ı Kerim'de geçen ayetlerin meallerini yazmaya çalışacağım. Ola ki ibret alırız.

"Karun Musa'nın (AS) kavmindendi. O, gücüne dayanarak onlara haksızlık etmekteydi. Biz ona öyle hazineler vermiştik ki sadece anahtarlarını güçlü kuvvetli bir ekip bile zor taşırdı. Halkı ona şöyle demişti: "Sakın şımarma! Bil ki Allah şımarıkları sevmez."

"Allah'ın sana verdiğinden ahiret yurdunu kazanmaya bak ve dünyadan nasibini unatma! Allah sana ihsan ettiği gibi, sen de insanlara ihsanda bulun. Yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya çalışma! Şüphesiz Allah bozguncuları sevmez."

"Karun, "Bu serveti sahip olduğum bilgi sayesinde elde ettim"diye karşılık verdi. Bilmiyor muydu ki Allah ondan önceki kuşaklardan, ondan daha güçlü ve daha çok servet biriktirmiş kimseleri helak etmişti. Ama suçluluğu kesinleşmiş olanlara artık günahları sorulmaz!"

"Karun gösterişli bir şekilde kavminin karşısına çıkardı. Dünya hayatını arzulayanlar, "Keşke Karun'a verilenin bir benzeri bize de verilseydi! Doğrusu o çok şanslı!" derlerdi."

"Kendilerine ilim verilmiş olanlar ise şöyle derlerdi: "Yazıklar olsun size! İman edip iyi işler yapanlar için Allah'ın mükafatı daha üstündür. Ona da ancak sabredenler kavuşabilir."

"Sonunda biz onu ve evini barkını yerin dibine geçirdik. Artık Allah'a karşı ona yardım edecek adamları olmadığı gibi, kendi kendini kurtarabilecek durumda da değildi."

"Daha dün onun yerinde olmayı isteyenler bu defa, "Yazıklar olsun bize! Demek ki Allah rızkı kullarından dilediğine bol, dilediğine de ölçülü veriyormuş. Allah bize lutufta bulunmuş olmasaydı, bizi de mutlaka yerin dibine geçirmişti. Vah ki vah! Demek inkarcılar iflah olmazmış!" der oldular."

"İşte ahiret yurdu! Onu yeryüzünde haksız üstünlük kurmak ve bozgunculuk çıkarmak istemeyenler için hazırlamış bulunuyoruz. İyi son Allah'a karşı gelmekten sakınanların olacaktır."

"Kim bir iyilikle gelirse ona bundan daha hayırlı karşılık vardır; kim de bir kötülükle gelirse o kötülükleri işleyenler yalnızca yaptıklarının karşılığını görürler." (Kasas Suresi 76-84. ayetler)

Anlayanlar için Allah'ın (CC) mesajı gayet açık. Biz burada bu paylaşımları yaparken "Elhamdülillah Müslümanım" diyenleri muhatap alıyoruz. Bunu diyorsanız o zaman Müslümanlığın gereğini eksiksiz yapmak zorundayız. Eksiklerimiz, hatalarımız ve yanlışlarımız olursa ki olmaması mümkün değil, o zaman tövbe kapısı açık.

Fakat açık olan o kapı yol geçen hanı değil. Tövbe ettiğiniz hatayı tekrarlamazsanız tövbenizin bir anlamı olur. Ve tövbenize sadık kalırsanız dikkate alınırsınız. Ama en güzeli hata, yanlış yapmamak ve günah işlememeye dikkat etmektir.

Kısacık bir dünya hayatı için Karun gibi ahiretini satanlara gelince, onlara da Allah hidayet nasip eylesin. Zengin olmak, makam ve mevki sahibi olmak uğruna her türlü haltı karıştıranlara da bir gün gelip pişman olduğunuzda iş işten geçmiş olabilir.

Para, pul, makam ve mevki sahibi olupta bunlarla böbürlenen, caka satan ve insanları hakir görenlerden daha zalim kim olabilir? Bir nefes sonrası için yaşamak garantisi olmayanların dünyanın sahibi olmak için uğraşmalarından daha beyhude ne olabilir?

Kazanın, biriktirin ve mirasçılarınıza bırakın. Onlar sizin biriktirdiklerinizi har vurup harman savururken size de günü gelince hasebını vermek düşer.

Hak etmediği halde bir makama çeşitli yollarla gelenlerde, öncelikle o makamı hak edenlerin hakkını gasp etmiş olur. Ayrıca o makamdan hizmet bekleyenlere de gereken hizmeti götüremezse onlarında hakkını yemiş olur.

Milletin oyları ile seçilmişlerde kendisini seçenlere karşı görev ve sorumluluklarını yerine getirmez, menfaat ve çıkarlarını, hırs ve kaprislerini tatmin etmeye çalışırsa o çok daha büyük bir vebal altına girerki bu bugün için seksen yedi milyonun hakkına girmek demektir.

Çok söz söylemeye de gerek yok. Anlayan zaten anlmıştır. Anlamayana ne anlatırsan anlat boş.