Bugün, 17 Ocak 2026 Cumartesi

Mehmet Ali AYDIN


SİZİN DUYARLILIĞINIZ NE KADAR ?

SİZİN DUYARLILIĞINIZ NE KADAR ?


Allah dostlarından Molla Rebii, süt veren hayvanının, komşusunun bahçesine girdiğini görünce, kırk gün boyunca sütü, o komşuya götürür. Gayr-i Müslim komşu;

"-Helal ettim getirme!" dese de;

"-İçim rahat etmez!" diyerek bu sütü götürmeye devam eder.

Bu hassasiyet gayr-i müslim komşusunun gönlünde hidayet penceresi açar ve Müslüman olur.

Birgün Hazret-i Ömer (R.A)

"-Konuşmadan halkın davetçileri olun!" buyurmuştu.

Kendisine dediler ki:

"-Ya Halife! Konuşmadan davetçi olmak nasıl olur?"

Buyurdu ki:

"-Halinizle ve ahlakınızla..."

Gelelim bize, kendimize, Allah’a şükür konu dinden imandan açılınca hepimiz bu konuda alleme kesilir ve fetva makamı oluruz. Hatta kendimizde olmayan bir meziyeti ve davranışı başkasında görsek hasedimizden ona takmadık kulp bırakmayız. Her türlü tenkidi yaparız.

Elhamdülillah hepimiz Müslümanızdır da yaşadığımız hayatın çoğunda İslam yoktur. Onu sadece Kuran, Sünnet ve camiye hapsederiz, işimize geldiği kadarını alır kalanını ise görmezden geliriz. Halbuki İslam bir bütündür ve tamamını hayatımızda uyguladığımızda gerçek bir mümin oluruz.

Müslüman yaşantısı, davranışları, ibadetleri, hal ve tavırlarıyla etrafına örnek olmalıdır. Başka insanlara örnek davranışları ile idol olmalı, onları hal ve davranışları ile İslam’a davet eden bir tebliğ insanı olmalıdır. Şimdi bu açıdan kendimize bir bakalım, hangimizde böyle bir örneklik teşkil edecek İslami yaşayış vardır.

Gençlerimiz, çocuklarımız günümüzde pek çok sapkın fikir, ideoloji ve cereyanların etkisi altında savrulup gitmekte, anne, baba, akraba, eş, dost ve kardeş tanımamaktadır. Bizlerde ebeveynler olarak elimizden bir şey gelmemekte, durumdan çaresizce şikâyet etmekten başka bir şey de yapamamaktayız. Acaba çocuklarımız bu zararlı cereyanlara kapılmadan ne yaptık, onların yetişmesi konusunda hangi çabaları gösterdik.

Her şeyden önemlisi, onlara gereken vakti ayırarak, kendimizin yaşamadığı güzel dinimizi anlattık mı? Yukarda verdiğim örneklerden onlara kıssalar anlattık mı? En önemlisi yaşantımızla onlara ne kadar örnek olabildik? Soruları çoğaltmak yerine neler yaptığımıza ve hangi adımları attığımıza bakmalıyız.

Meşhur İngiliz şarkıcı Yusuf İslam’ın bir sözü her hatırladığımda beni düşünceye sevk eder. Müslüman olduktan sonra kendisi ile yapılan bir söyleşide şöyle diyor: “Müslüman olmadan önce iyi ki ilk önce Kur’an’la tanışmışım, O’nunla değil de ilk önce Müslümanlarla tanışmış olsaydım galiba Müslüman olmazdım.” Bu sözden her Müslümanın kendisine bir pay çıkarması lazım. Demek ki bugünün Müslümanlarının büyük çoğunluğu inandığı dini yaşamıyor ve başkalarına örnek olacak tavır ve davranışlar sergilemiyor

Bir Müslüman için bundan daha büyük ayıp olur mu? Bir tarafta ineği komşunun bahçesine geçip ot yedi diyerek hayvanın kırk gün sütünü komşusuna ikram eden bir Müslüman, diğer tarafta günümüzde haram helal ver Allah’ım, senin kulun yer Allah’ım diyen Müslüman türü. Her türlü gayrı meşru işi meşrulaştıran bir Müslüman türü. Biz başkalarının hidayetine vesile olacak örnek davranışları bu halimizle nasıl sergileyeceğiz.

Merhum Mehmet Akif bir yurt dışı dönüşünde kendisine sorulan bir soruya şöyle cevap veriyor: “Onların işleri dinimiz gibi, dinleri var işimiz gibi” diye cevaplıyor. Deveye demişler boynun eğri, o da demiş nerem doğru. Gerçekten bizim işlerimiz, yaşantımız, ahlakımız velhasıl kendimiz ne zaman Müslüman gibi davranıp yaşayacağız.

Özümüze dönmezsek, başkaları bizi kendilerine döndürür. İşin farkına vardığımızda ise iş işten geçmiş olur. Elin oğlu araştırıp inceledikçe İslam’ı bulur, bizimkiler okudukça İslam’dan soğur ve din düşmanı olur. O zaman burada bir çarpıklık var demektir ki bize okutulanlar bizi bizden uzaklaştırıyor.

Unutmayın inansanız da inanmasanız da Müslüman da olsanız gayri müslim de fark etmiyor. Hepimiz için cennet de var cehennem de. Nereye gideceğinize kendiniz karar vereceksiniz. İkisinden birine giden yolu yaşantınızla siz seçeceksiniz. Ya İslam’ı gereği gibi yaşar örnek olursunuz ya da istediğiniz gibi yaşar gideceğiniz yeri bulursunuz.