Bugün, 11 Mart 2026 Çarşamba

Taner ÇELENK


SİZİN MERKEZİNİZDE NE VAR?

SİZİN MERKEZİNİZDE NE VAR?


 

Her insanın bir merkezi vardır hayatta.

Bu merkezin etrafında dönerken dünyanın güneşin etrafında döndüğü gibi, bir de kendi ekseni etrafında döner insan.

İnsanların etrafında döndüğü bu merkezler kimisi için bir ideoloji, kimisi için din, kimisi için bir şahıs, kimisi için dünyalık menfaatler, makam, mevki… olabilir.

Nasıl bir merkezin etrafında döndüğünü kişinin en iyi şüphesiz kendisi bilir.

Benim için “merkez” aslını muhafaza etmiş, bozulmamış yegâne Hak din olan İslam’dır.

Bir sıkıntımda, dara düştüğümde yardım isteyeceğim merci bellidir.

Çıkmazda olduğum bir konuda başvuracağım kaynak bellidir.

İnsan merkeze aldığı şeyi iyi bilmeli.

Merkez yanlışsa etrafında döndüğü, değer dediği birçok şey de yanlış olabilir.

Merkeze aldığın şey ne ise ona göre bir hayat yaşarsın.

Eğer ben Müslümanım, benim merkezimde İslam var diyorsan; İslam’a aykırı bir hareket içerisinde bulunamazsın.

İslam senin varlık sebebindir, ona göre hayatını idame eder kurallarına göre yaşarsın.

Sorgulayamazsın.

İslam’ın Kanun koyucusu Yüce Allah’tır.

Eksiksiz Olandır.

Hatadan münezzeh olan tek Zat’tır.

Böyle olunca sorgulanacak bir durum gördüysen kendini sorgula.

Acaba nefsin mi seni bu sorgulamaya itiyor.

Yoksa yiyeceğin bir naneye kılıf mı arıyorsun.

Etrafında döndüğün merkezinden bir sapma, kayma mı oluyor bakman lazım.

İslam’ı merkeze aldığında sorgulamak nasıl hata ise, İslam haricinde etrafında döndüğün merkezi ise sorgulamazsan hata edersin.

Hayatının merkezine aldığın şeyin etrafında dönerken tıpkı dünyanın kendi ekseninde döndüğü gibi sen de kendi etrafında dönersin.

Doğal olarak bu dönüşte diğer insanların merkezini yani sana göre yanlışları da görürsün.

Neler görürsün mesela:

Parayı put edinmişleri, şahısları put edinmişleri, dünyayı put edinmişleri, makamı put edinmişleri… Velhasıl ruhlarını kaybetmişleri görürsün.

Bu dönüşler esnasında gördüklerin neticesinde yaşadığın, merkeze aldığın değerin ne yüce değerler olduğunu hisseder daha da sarılırsın değerlerine.

Tersi de mümkün elbet.

Allah muhafaza bu ruhlarını kaybetmişlerin düştüğü durum seni cezbedebilir ve sen de kapılabilirsin bu akışa.

İşte o zaman merkezin değişmiş artık yüzünü yanlış merkezlere dönmüş olursun.

Arkanda kalan esas merkezin olmuştur.

Yaşadığın müddetçe bu dönüş, iyi ve kötüyü seyretme şeklinde devam eder durur.

Neticede tamamlarsın ömür sermayeni.

İyi bir makam sahibi olmak, rahat bir hayat sürmek, itibar görmek; iltifatlara, alkışlara layık görülmüş olmak gibi dünyalık faydaların dışında, seçtiğin ve buna göre hayatını tamamladığın etrafında bir ömür tükettiğin merkezinin sana ölümünden sonra ne kadar faydası olacak?

Beklenmedik bir vakitte ölüm geldiğinde, kazandım zannettiğin ne varsa geride kaldığında, almış olduğun taltif, tebrik ve alkışların bir anlam ifade etmediği gün geldiğinde ne yapacaksın?

İşte şimdi tefekkür zamanı (düşünme zamanı) hesap yapma zamanı…

Herkes kendi hesabını ölmeden önce yapmalı.

Zaman hızla geçiyor.

Kimin kaç saniyesi, dakikası, saati, günü, ayı, yılı kaldı sadece Allah bilir.

Bu yüzden hesabı yaparken acele de etmek gerek diye düşünüyorum.

Hadis-i şerifte buyuruluyor ki: "Ne kadar yaşarsan yaşa, bir gün öleceksin. Kimi seversen sev bir gün ayrılacaksın. Ne yaparsan yap (ister iyi, ister kötü) karşılığını göreceksin."

Selam ve dua ile kalın sağlıcakla...