Bugün, 13 Mart 2026 Cuma

Olgun YÜKSEL


ŞOKTAYIM, TAKDİR EDİYORUM

ŞOKTAYIM, TAKDİR EDİYORUM


Değerli okurlar, yaklaşık 10 gündür yazı gönderemedim. Biraz iş yoğunluğum ve biraz da 29 Ekim 2022 tarihini beklemek istedim. Neler göreceğimi çok merak ettiğimden içimden yazı yazmak gelmedi.  Yazı göndermediğim son 10 gün içinde stratejik gelişmeler ve hamleler karşısında alkış tuttum. Ülkem adına müthiş keyif aldım. Neler oldu?

Yunanistan ile her an bir savaşın eşiğindeydik. Kaldı ki ben bu savaşın çıkacağından ya da çıkarılacağından çok emindim.  Artık öyle görmüyorum.  Hava da bir Tayfun uçtu ve Küresel Güçlerin tüm stratejilerini yerle bir etti. Türkiye, Tayfun Füzesini test ederek, elindeki balistik ve aynı zamanda güdümlü hatta akıllı Füze kabiliyetini göstererek sadece Yunanistan’ın değil tüm Avrupa’nın dairenin içine almayı başardığını göstererek üzerine oynanan oyunların tamamını boşa çıkarmayı başardı. Her zaman bir Kuva-i Milliyeci olduğumu söyleyen biri olarak ben bundan müthiş keyif aldım ve endişelerim geçti. Çok rahatladım. Artık Bize karşı kullanılabilecek bir Yunanistan yok. İsmini sayamadığım o kadar çok savunma projelerinin de hayata geçirilip envantere alınmasıyla birlikte bize karşı kullanılabilecek uçak gemilerinin de artık vasıfsız kaldığını görebiliyorum. Dünya dengeleri, öylesine alt üst olmuş ki,  Suud-i Arabistan’ın dahi ABD’ye posta koyduğunu gördük.

Takipçilerim hatırlarlar, muhtemelen bundan 2-3 yıl önce TUSAŞ Genel Müdürü’nün Hürjet ve MMU 5. Nesil uçakların projelerinde 3 bin mühendisin çalıştığını açıklamış ve ben de bu açıklamaya binaen “ 3 bin mühendis yetmez, en az 6 bin yapmalısınız ve hemen, daha çabuk, daha hızlı” diyerek devam etmiştim.  Yine çok fazla vaktimizin olmadığını, Dünya’nın freni patlamış bir kamyon misali yokuş aşağı felakete doğru gittiğini yazmış ve projelerin çok hızlı bitirilerek envantere alınması gerektiğinden bahsetmiştim. Sayın Temel KOTİL,  EXPO 2022 Savunma Fuarında iken yaptığı açıklama da Uçak projelerinde 6 bin mühendisin çalıştığını ve bu sayının daha da artırılarak en kısa zamanda 10 bin olacağını söyledi. İçimden bir oh çektim. Sanki içeriden bilgi alıyormuşum gibi hissettim. Çok güzel gelişmeleri, bitirilen projeleri gördükçe Ülkem adına rahatlamak için oldukça fazla sebeplerim var.

Değerli okurlar herkesin malumu olduğu üzere ben iktidarın, 20 yıllık müzmin muhalifiyim. Memleket meselelerinin Dini inancımıza alet edilerek siyaset yapılıyor olmasına şiddetle karşı çıktım. Bayanların başörtüsünün on yıllarca memleket meselesi haline getirilerek Ülkemin enerjisinin harcanmasına da şiddetle karşı çıktım. Şimdi baş örtüsü sorunu mu var? Sorunsuz hatta kansız çözülmüş bir meselenin yeniden köpürtülerek ve dahi bu zamanda gündem olmasını ise Ana Muhalefet Partisinin vizyonsuzluğuna bağlıyorum.  Vatandaşımızın bir yığın sorunları varken başörtüsünün kanunlaşıp kanunlaşmayacağı hususu sorun mudur? Çözülmüş bitmiş unutulmuş meseleler üzerinden yapılan siyasete mi itibar etmeliyim?

Eğer Ana Muhalefet Partisinin bir yetkilisi olsaydım, EXPO 2022 Savunma Fuarını ziyaret eder, Savunma Firmaları yetkililerini tebrik eder ve gelecek iktidarımızda bu performansınızın daha da fazlasını beklediğimizi ve bunun için her türlü desteği vereceğimi söylerdim. Eğer muhalefet Partili yetkilisi olsaydım, İlk işim Bayraktar Grubunu ziyaret eder, tebrik eder ve projeler hakkında bilgi alır  ve desteğimi ifade ederdim. TUSAŞ firmamızı ziyaret eder ve tarihimizde pırpırlı uçaklar dışında hiç tecrübemiz olmayan Havacılık sanayimizi, geçmişte ABD uçaklarına yedek parça üretiminden alıp Jet Savaş Uçakları projelerine taşımayı başardıkları için Temel KOTİL ve ekiplerini tebrik eder ve iktidarımız da aynı şekilde daha da büyüyerek devam edeceğimizin garantisini verirdim. ROKETSAN’ı, HAVELSAN’ı, TEİ’yi, ASELSAN’ı daha nicelerini ziyaret ederdim. İsmini bilmediğim yüzlerce firmamızı ziyaret ederdim.  İş Dünyasını,  Fabrikalarımızı ziyaret ederdim. Bugün açılan TOGG fabrikasının açılışına katılır ve bizzat Cumhurbaşkanını tebrik etmekten gocunmazdım.

İtiraf ediyorum, bu ülke de gerçekten muhalefet yok. Esnaf ziyaretleriyle, sokaklarda vatandaşla vıdı vıdı siyasetinden medet umarak 21. Yüzyılın Türk Yüzyılı olacağını ve Süper Güç Türkiye’yi yöneteceğini bekleyecek kadar iyimser ve naif olamıyorum.

Yine daha önceden yazmıştım. ABD-Rusya arasında denge siyasetini gütmeyi bırakıp Türkiye’yi merkez Ülke haline getirmeliyiz ve Türk Devletlerini bu merkez ülke etrafında toplayarak yeni bir Süper Güç bloku oluşturabileceğimizi yazmıştım. Bunun adına da TURAN demiştim. Hatta bu denge siyasetini nereye kadar götüreceğimizi sormuştum ve dahi yetmedi, hemen Nükleer güç olmalıyız diyerek defaatle yazmıştım.  Henüz Nükleer güç olmadık. Fakat diğer söylediklerimin bir bir hayata geçmek üzere olduğunu gördükçe şaşırıyor şok geçiriyorum. Tabi ki olumlu yönde.

Muktedirlere söyleyeceğim odur ki, partizanlıktan, yandaşlara ihaleler vermekten, atamalardaki liyakatsizlikten vazgeçin. Megalomanlıktan vaz geçip güçler dengesini oluşturun ve denetlenebilen devlet ricalini kurun. Görüyorum ki daha da uçacağız. Cumhuriyetimize yönelik tuhaf açıklamalarınızdan asla hazzetmiyor ve irite oluyorum.  Ajandanız da ki Atatürk ve Cumhuriyetimizle hesaplaşmak üzerine aldığınız notların üzerini çizin ve herkesle barışın. Yürüyün. Derim.