Bugün, 15 Ocak 2026 Perşembe

Muzaffer GÜNAY (GİZEMLİ HİKAYELER)


SUAVİ BEYİN KÖPEĞİ -1-

GİZEMLİ HİKAYELER


 

Tam otuz beş yıl.. Dile kolay, otuz beş yıl boyunca bir sanayici olarak ömür tüketen Suavi  bey, en son, ortağı olduğu şirketin genel müdürü iken, kendi kendisini emekli etti.

Yalova taraflarından henüz aldığı çiftliğine yerleşmişti.

Üç çocuğu da yurt dışındaydı. Karısı Semiha hanımla birlikte hayatının son baharını tabiatın ortasında geçirmeye bir kaç yıl önce birlikte karar vermişlerdi. Semiha hanım, öğretmen emeklisi idi.

Suavi bey, çiftliğine kaz, hindi, gibi kümes hayvanları aldı. Fakat köpek sevgisi bir başkaydı Suavi beyde. Karısı, pek taraftar olmamakla birlikte, bir de süs köpeği almıştı.

Semiha hanım, gün boyu, çiftlikte kazları, hindileri ile meşguldü. Ara sıra, el işi ile de kendini oyalamaktaydı.     

Köpeğini arabasına alır ve sık sık şehir dışındaki sakin tabiat ortamına gider ve buralarda gününü akşam ederdi Suavi bey. Emekliliğin tadını böylece çıkardığına inanırdı. Dostları ile sık görüşmezdi.

Yine günlerden bir gün köpeğini alarak yaya olarak çiftlik civarında bir gezintiye çıktı. Yol boyu giderken, köpeği kendisinden biraz uzaklaşmıştı. Arkasından gelen bir minübüs yola aniden çıkan köpeğine çarptı ve beklemeden, fren bile yapmadan geçti gitti minübüs.

Suavi bey, kötü kötü söylendi adamın ardından: 

-              Yazıklar olsun! Sana insan diyenin.. Bu memlekette adam yok ki kardeşim. İnsanlık kalmamış ki.

Köpeğinin çığırtısından pek etkilenmişti, hemen aldı ve yoldan geçen bir otomobili durdurup bir Veterinere gitti.

Köpeği iyice kontrol eden Veteriner:

-              Hayvan iç kanama geçiriyor, yapacağımız bir şey yok. Alıp evinize götürün, dedi.

Çok üzgündü Suavi bey:

-              Ne demek bu? Siz niçin Veteriner oldunuz? Diye çıkıştı adama.

Veteriner:

- Size yalan söyleyecek değilim her halde beyefendi, dedi, ne memleketteyiz be, yalan söylemek mi lazım illa. Fe sübhanellah!.. Beyefendi, lütfen, münakaşa etmeyin benimle.. Size söyledim, bu hayva-nın iyileşmesi imkansız..

Köpeğini kucağına alıp dışarı çıktı Suavı bey. Kendisini buraya getiren aynı otomobille evine gitti. Karısı, çiftlik kapısından köpeği kucağında giren kocasını pencereden görünce hemen dışarı çıktı.

Meraklı bir sesle:

-              Suaviciğim, ne bu hal? Dedi.

Suavi bey, ziyade üzgündü:

-              Kaza geliyorum demedi, kendini bilmezin teki, güzel finomu az kalsın öldürüyordu.

Köpek kendisinden tamamen geçmişti; arada bir ince ince sesler çıkarıyordu o kadar.

Suavi bey, köpeğini çiftliğin bahçesinde bulunan köpekevine bıraktı. Bir insan gibi gözleri yaşarmış olan minik süs köpeği giderek ölüme yaklaşıyordu. Köpek tam iki gün boyunca hep inledi. Hiç bir şey yemedi.

Suavi bey, hanımına:

-              Zavallı hayvana artık daha acı çektirmemek gerekir, dedi.

-              Ne yapmayı düşünüyorsun?

-              Vurmayı..

-              Vaah. Yazık., çok yazık!..

-              Ne yapalım Semiha? Başka bir çare var mı?!

-              Haklısın..

>>>devam edecek...