reklamy

Muzaffer GÖZÜTOK


SUÇ-LU-SU-NUZ!!!

SUÇ-LU-SU-NUZ!!!


 

Geçtiğimiz hafta Ordu’da 20 yaşında, Ordu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi 3. sınıf öğrencisi olan Ceren Özdemir’in azılı bir katil tarafından katledildiği haberiyle sarsıldık.

Daha önce bir çocuğu öldürüp, 13 yıl kaçan bir cezaevi firarisi katil, 3 gündür elini kolunu sallayarak ‘ORDU’ sokaklarında geziyor.

Yakalandıktan sonra alınan ifadesinde;

*Kaçtığı gece, cezaevi çevresinde bir bahçede yatmış. (Demek ki, kaçtığı hiç fark edilmemiş, ya da edildiyse bile aranmamış. İhmal-1)

*Ertesi sabah sokaklarda dolaşmış. Cezaevinde tanıştığı birinin eşinden silah almak için, Ulubey’e gitmiş. Kadının burada olmadığını öğrenince geri dönmüş. Asıl amacı silah bulup, daha çok kişiyi öldürmek ve katliam yapmakmış. (Katil serbestçe geziyor. Kimsenin o şahıstan haberi yok ki! Emniyet güçleri o kişiyi anında deşifre etmeliydi, vatandaşa duyurmalıydı. İhmal-2)

*Gece bir otele gidip, 30 TL. karşılığında kalıyor. Ve buradaki görevliye, ‘buranın savcısı da, polisi de benim. Yoksa seni öldürürüm. Burada kalacağım’ diyor. (Bu görevli neden polisi arayıp, bilgi vermiyor. Cezaevinden kaçan adamın üstünde kimliği olmaz. Ya da kimliği üzerinde olmayan bir kişiye nasıl oda kiralanabilir? Biz karı-koca bir yerde kalmak istesek, direk evlilik cüzdanı soruyorlar. Burada da yine bir ihmal söz konusu değil mi sizce? İhmal-3)

*Bir giyim mağazasından mont alıp, xray cihazının ötmemesi için alarmı çıkartıyor. Kabindeki giydiği montla dışarı çıkıyor. (Bu tür yerlerde çalışan insanlar, içeri girip çıkanı ya da hırsızlık yapılıyor mu diye dört gözle etrafı kolaçan etmesi gerekmiyor mu? Bunlar ne diye para alıyor. O zaman herkes istediğini alsın, alarmı çıkarsın. Kabinde giyinsin, çıksın. Ya da akşam olduğunda kamera kayıtları hiç mi bakılmıyor. Bugün ne oldu, ne olmadı diye!!Gerçi adamın keyfine kalmış bir şey bizi de pek ilgilendirmez… ama!)

*Başka bir yerden bıçak çalıyor. Hem de kocaman sürmene bıçağı. Şu kasaplarda olan. (O kocaman bıçağı nasıl çalabiliyor. Bu tür yerlerde kamera falan yok mudur, nasıl iş yeri çalıştırıyorlar.)

(Bu mont ve bıçak çalımı konusunda pek ihmalkarlık olduğu düşünülmezse, çünkü bunlar olağan şeylerdir diye düşünüyorum. Hırsızı gözetlemezsin.)

Ceren'in katili kadar en az sizler de suçlusunuz!!
-Aramızda dolaşan bu katili neden zamanında ifşa edip, TV kanallarına, gazetelere vermediniz? Neden duyurmadınız?
-İlla birinin canını mı alması gerekiyordu?
-Haber kanalları, yazılı ve görsel basını ne diye kullanıyorsunuz? Bizler ne işe yarıyoruz? Bizi sadece şak şak yaptığınız, kendi reklamlarınızı yaptığınız işlerinizde mi kullanıyorsunuz?
-Hani toplum, kurum ve kuruluşlar arasında köprü oluşturan biz gazetecilerle beraber çalışıyordunuz?
-Kişi firar ettiği andan itibaren neden alarma geçmediniz?
-Neden her yere fotoğrafını asmadınız, duyurmadınız?
-Olay gecesi 19.30'dan itibaren çalışma yapan Emniyet güçleri, neden o gece zanlıyı bulamadınız ve katilin fotoğrafı sosyal medyada yayıldıktan 1 saat sonra bir vatandaşın ihbarı ile nasıl yakalandı, gördünüz mü?

-İfadesi alınmak üzere Emniyete götürülürken, bir de araç içinde polisi bıçaklıyor. Bu ne büyük bir ihmalkarlık!! Katil dediğin adamın üstünü aramadan Emniyet’e götürmeye çalışmakta ne demek!..(Çek-senetten aldığınız adamı terörist gibi üstünü başını ararsınız, evini barkını altüst edersiniz. Bu katile gelince üstünü aramamak da neyin nesi?)

İhmaller zinciri açıkça ortaya koyuyor ki, bu kadar da gevşeklik olmaz, olamaz!!!

-Vatandaştan korkma! Vatandaşınla işbirliği yaparsan bazı şeyleri çok daha hızlı ve etkili çözebilirsin!!
Burada ihmali olan Ordu'nun mülki idare ve amirleri başta olmak üzere, kendini yetkili gören herkes CEREN'in katilidir. İstifanızı beklerdim ama o kadar ONURLU olacağınızı da düşünmüyorum.
O anne ve babaya dünyayı verseniz, Ceren'i geri getirebilir misiniz?
Suçlusunuz!!
NOKTA...