Bugün, 4 Ağustos 2021 Çarşamba

Levent AKTAŞ


SUSTURULAN OZANLARIN ANISINA!

SUSTURULAN OZANLARIN ANISINA!


Temmuz ayının bu yakıcı sıcağında bugün aklıma gelen ilk şey, Sivas’ta 2 Temmuz’da Madımak’ta yakılan 38 can oldu. Olayı şöyle bir hatırlamak gerekirse; “2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas Madımak Oteli'nde çoğunluğu 33 yazar ve ozan ile iki otel çalışanı yakılarak öldürüldü. Pir Sultan Abdal Şenlikleri kapsamında, aralarında Aziz Nesin’in de bulunduğu pek çok sanatçı ve fikir insanı dönemin Sivas Valisi Ahmet Karabilgin’in özel davetlisi olarak bu kente gelmişti. Binlerce kişiden oluşan karşıt grup, Kültür Merkezi'nden Hükümet Meydanı'na gelmişti. Hükümet Konağı'nı taşlamaya ve slogan atmaya başlayan grup ardından Madımak Oteli civarına ulaşarak, slogan atmaya devam etmişti. Madımak olayında grup önce Madımak Oteli önündeki araçları ateşe vermiş ve oteli taşlamışlardı. Madımak Oteli tutuşturulan perdeler ve alt katta bulunan eşyalarla birlikte yakılmıştı. Otele sığınmış olan kişilerden, aralarında Asım Bezirci, Nesimi Çimen, Muhlis Akarsu, Metin Altıok ve Hasret Gültekin’in de bulunduğu 35 kişi yanarak veya dumandan boğularak yaşamını yitirmişti. 33 yazar ve ozan resmen katliama göz yumularak, öldürülmüştü. Ne kadar yobazca ve zalimce bir durum değil mi? Oysaki mezhepleri, dili, dini ne olursa olsun onlar da birer can taşıyorlardı. Onların da ailesi, çoluğu-çocuğu, hayattan beklentileri, umutları ve hayalleri vardı. Bu katliam kime ne kazandırdı ki? Alevi oldukları için yakılan ve yarası içimizde hala sönmeyen bu insanların ne günahları vardı ki, oysa? Yazık oldu, yazık!... Şanlıurfa'lı Alevi olmayan Alevi aşığı yazar Rahmetli Bekir Coşkun bir yazısında alevilerden bahsederken gözlerim doldu. Aleviler'i çek al, Türkiye yarım kalır… Sazın olmaz, zurna ile söylersin türkünü… Aleviler'i çek al… Kilimindeki renk gider… Kemal Sunal ile kahkahan, Yılmaz Güney ile isyanın biter. Pir Sultan'ı, Yunus'u, Fuzuli'yi, Kul Himmet'i, Aşık Veysel'i, Mahsuni Şerif'i çıkart, bak Anadolu'dan geriye ne kalır? Mevlana'yı çek al, ha Haymana, ha Konya. Aleviler laik, çağdaş Türkiye'yi isterler. Aydınlık yüzümüzdür Aleviler… Aleviler; 20 milyondur… Aleviler; aydındır… Aleviler; iyi vatandaşlardır… Aleviler; okuyan, anlayan, bilen, dinleyen, bakan, gören, düşünen insanlardır… Aleviler; çalışkandır… Aleviler; her zaman çağdaşlıktan yana oldular… Aleviler; inançlarında samimi oldukları için kimliklerini asırlardır acı çeke çeke, can vere vere koruyabildiler… Aleviler; tarihin en kanlı hesabını sorarken bile, sadece kendi dizlerine vurdular… Aleviler; “incinsen de incitme” dediler… Aleviler; kavga istemezler… Aleviler; ellerine silah almazlar… Aleviler; yaşama ve doğaya saygılıdır… Aleviler; Allah'ın yarattığı tüm canlıları sevdiler… Aleviler; kadını ikinci sınıf vatandaş sayarak, bir mal gibi görerek, ona şüpheyle bakarak, insan yerine koymayarak, kapalı kapıların arkasına hapsetmediler… Aleviler; kadına güvendiler… Aleviler; yobaz değildir… Aleviler; saz çalarlar… Aleviler; dans ederler… Aleviler; ozanları, şairleri, sanatçıları yakmazlar… Edebiyatçıları kovmazlar… Düşünceyi cezalandırmazlar… Aydınları, topluma ışık tutanları vurmazlar… Aleviler; “el, dil, bel sağlamlığı” isterler… Aleviler; çağdaş dünyanın reddettiği, akıl dışı ahmaklıklara, hurafelere, inanç adına yalanlara kanmazlar… Aleviler; Türkiye'nin aydınlanma sürecine ihanet etmediler… Aleviler; barışçıdır… Aleviler; hoşgörülüdür… Aleviler; candır… Aleviler; vefalıdır… Aleviler; dürüsttür… Aleviler; yüreklidir… Aleviler; yiğittir… Daha ne söyleyebilirim ki? Biz adam gibi adam denilen insanlarız.     Ötesi yok…