Tarihi başarılarla dolu, şanlı ordumuzun başarılarının sekteye uğramadan devam etmesi bu aziz milletin şerefli her vatandaşı gibi bizleri de onurlandırmaya devam etmektedir.
Tarih boyunca birçok mücadelede bulunmasına rağmen hiçbir zaman kahraman ordumuzun ismi zulümle, işkenceyle, gayri insani bir mücadeleyle anılmamıştır.
Başındaki Türk ismine kurban olası tabibler birliğinin hangi ülkenin vatandaşı olduğunu unutmuş başkanı çıkmış Kahraman ordumuzun pkk ile mücadelede kimyasal silah kullandığını belirtmiştir.
Bununla da kalmamış uluslararası sözleşmelerin uygulanması gerektiğini, pkk ile mücadeleye bir çatışma savaş durumunda kullanılmaması gereken silahlar kullanıldığında cenevre sözleşmesi gereği bağımsız heyetlerce minesota sözleşmesi gereği inceleme yapılmalıymış.
Bağımsız heyetler orada inceleme yapacaklarmış “ne yazık ki” bağımsız heyetler orada bir engelle karşılaşmışlarmışmışmış…
40 yıldır bölgede kan emen, çoluk, çocuk, kadın, yaşlı, asker polis, öğretmen, sivil demeden oluk oluk kan döken, milyonlarca vatandaşı yerlerinden, yurtlarından eden, çocuk yaşta kişileri kandırarak ellerine silah veren, zorla dağa götürdükleri kız çocuklarına her türlüğü pisliği yapan, uyuşturucu gibi bir illetin üretiminden satılmasına kadar her türlü trafiğini yöneten, ülkemizin birliğine, bütünlüğüne karşı olan her türlü oluşuma girişime destek veren, ülkemiz kiminle husumet yaşıyorsa onlarla kol kola olan, insanların emeklerini baskı ve tehditle sömüren, insanlardan haraç alan, hiçbir değeri olmayan, kutsal tanımayan vahşi, cani, hain, pislik bir örgüte bile kimyasal atmayacağına emin olduğumuz şanlı ordumuzu karalamaya çalışan birisinin amacı ne olabilir acaba hiç düşündük mü?
Bunun Türklüğünden, Müslümanlığından, vatan sevgisinden, milliliğinden, yerliliğinden, atalarından, dedelerinden, her şeyinden şüphe ederim ben.
Gerçekten bu konularda hassas iseniz kimyasal silahlarla kendi halkını yok ettiğine defalarca şahit olduğumuz Suriye başkanına ya da Saddam Hüseyin’in Halepçe katliamına karşı tek bir beyanı var mı bakmak lazım.
Ayrıca bu kimyasal silahların malzemelerinin tedarikini batı da hangi ülkeler yapmış, bu tedarik işini yapan batı ülkelerine tek bir eleştirisini gören duyan var mı?
Niyet okumaya falan gerek yok. Ortada tek bir neden var.
Dindar bir nesil istiyorum diyen Tayyip Erdoğan gitsin.
Memleketi imar noktasında çağ atlatan Tayyip Erdoğan gitsin.
BM Genel Kurulunda dünya beşten büyüktür diyen Tayyip Erdoğan gitsin.
Davosta Yahudi başkanına one minute diyen, Laiklik adı altında insanların özel hayatlarına ve tercihlerine müdahaleyi bitiren, savunma sanayiinde ülkesini dünyanın sayılı ülkeleri arasına sokan, fetöyü bitiren, tüm darbe girişimlerini Allah’ın izni vatandaşların desteği ile bertaraf eden, bir kesimin kendilerini bu ülkenin asli insanı olarak gördükleri ve geri kalana bidon kafalı, göbeğini kaşıyan, dağdaki çoban gibi aşağılayıcı ifadelerle yok saydıkları anlayışı bitiren, eksiklikleri olsa da ülkeyi sağlık, ulaşım, eğitim, savunma, çevre, spor tesisi, konut, üniversite, hayat standartlarının yukarıya taşınması, teknoloji… gibi konularda çağ atlatan Tayyip Erdoğan gitsin…
Peki bu Tabipler Odası Başkanının görevi mi? Kendi odasının mensupları ile ilgili bir sıkıntıyı dile getirse, arkadaşlarının çalışma şartlarını eleştirse, gelişmiş ülkelerle kıyaslayarak bizim arkadaşlarımızın da hakkı ve hakkımızı alacağız dese… bu memleketten bir kişi itiraz eder mi?
Hayır.
Kimi savunuyor bu başkan, ya da kimi haklı çıkarmaya ya da mücadelesini meşru göstermeye çalışıyor eli kanlı terör örgütü pkk yı.
O zaman hesap başka.
Herkes şapkasını önüne alıp düşünmeli.
Kim kime hizmet ediyor.
Kim kiminle kol kola.
Kim kimin borusuna sımsıkı sarılmış ve öttürmeye çalışıyor bakmalı.
Günübirlik siyasetle, sosyal medya yalanlarıyla, bütün dünyanın maruz kaldığı ekonomik buhranların etkisiyle…
Büyük resmi kaçıran büyük hata yapar.
Büyük resim Vatanın ve Milletin bölünmez bütünlüğü.
Büyük resim özgürlükler.
Büyük resim teknolojik altyapının üzerine her geçen gün koyulması, bilhassa millileşme adına yapılan hamleler.
Ordunun, emniyetin, istihbaratın, devletin tüm kademelerin millileşmesi.
Büyük resim ülkemizin muasır medeniyetler seviyesine süratle yol alması.
Büyük resim büyük devletlerin pazarı olmaktan çıkma hamleleri.
Büyük resim artık ben de dünyadaki pazarlardan pay alacağım demesi…
Tarihimizi okursak sayısız örneği var.
Gitti mi gelmez kolay kolay.
Eldekileri kimle değiştirdiğine bakacaksın.
Daha iyisi varsa eyvallah.
Bir araç reklamında diyor ya biz daha iyisini yapana kadar en iyisi diye.
Biz daha iyi bir lider yetiştirene kadar en iyinin kıymetini bilelim derim.
Tabi ki karar herkesin kendi kararı saygı duyarız neticeye.
Selam ve dua ile kalın sağlıcakla…
