Ülkemiz genelinde üç ayların başlangıcı kabul edilen günün önceki gecesi Regaip Kandili olarak kutlandı. Üç ayların içinde de böyle kutladığımız dört gece var. Ben de adet olduğu üzere bir ayet meali ve ardından dua metni ile bu geceyi kutlayan bir paylaşım yaptım. Belki böylece binlerce kutlama mesajı paylaşan oldu. Fakat ne yazık ki benim paylaşımımın altına yapılan yorumlardan bazıları “sinek murdar değil ama mide bulandırır” misali mide bulandırdı.
Diminizde “kandil geceleri” diye özel günler yok, bunu nereden uyduruyorsunuz, fitneye sebep oluyorsunuz. Bunlar bidat olan şeyler daha bir sürü zırvalar. Sanki “Regaip Kandil’ini” ben uydurmuşum gibi. Hatta birisi daha da ileri giderek “O zaman bende recep ayının 3. Günü akşamı bilmem ne kandili” diye bir şey uydururum gibi abes bir şey ortaya atmış.
Ben de cevaben insanların zaten namazla ibadetle pek araları yok bırakın hiç değilse bidat de olsa böyle günlerde bari ibadet etsinler fitneye sebep olmaya gerek yok demiştim. Bunun üzerine bana yorumla cevap vermiş ve diyor ki:” Fitne ekmek mi insaf. Deliliniz nedir kandillere dair? Ayet, sahih hadis, sahabe kavli icma mezhep imamlarının görüşü?” Tabi adam dini otorite, bu geceyi de yüz yıllardır kutlamıyorlar ve ben icad ettim ve benden görüş bekliyor.
Hani bir söz vardır “bir söz söyleyene bakarım adam mı diye, birde söze bakarım söz mü diye”. Biz bunlara bakacak değiliz herkesin adamlığı kendine ve sözü de kendini bağlar. Sonra herkes kendi defterini doldurur. Bir sürü sapık fikirler ileri sürerek Müslümanlar arasında fitneye sebep olan ilahiyatçı geçinen din tüccarlarını tek bir söz etmeyenler, bizim kandil mesajından bir sürü fitne icat ederek coşmuşlar adeta.
Alt tarafı bir gece için sadece bir mesaj paylaştım.
“Beni bilen bilir, bilmeyen de kendi gibi bilir” sözü gereğince öncelikle bazı şeylere açıklık getirip sonra da konuya girelim istedim.
Öncelikle arkadaşlar ben ilahiyatçı değilim. İmam-Hatip Lisesinde okumadım. Din alimi hiç değilim. Dindar bir ailenin çocuğuyum, çok küçük yaşlarda Kur’an okumayı öğrendim. Şimdide dilimin döndüğü kadar okumaya gayret ediyorum. Ara sıra da olsa meal, tefsir, hadis okuyorum. Bunlardan anladığım kadarı ile de paylaşım yapıyorum. Hatalarım çoktur, zaten hatası olmayan mı var? Yanlış yaptığımızda da doğru yapmaya çabalarken yapıyoruzdur. Allah’ım affetsin. Zaten O’nun affı, merhameti ve inayeti olmasa biz neyiz ki!
Gelelim asıl meseleye bizde bir söz var tamda böyleleri için söylenmiş: “Değirmeni sel almış sen takılcak derdindesin” başka bir deyişle “Değirmen sele gitmiş sen şakşakısını arıyorsun”
İslam dünyası paramparça olmuş, bir sürü hurafeler icad edilmiş adam kandil gecelerine takmış. Vehabilik, Şialık, Şiilik, Alevilik ve Sünnilik gibi bir sürü ehli-i sünnet olsun ya da olmasın bir sürü mezhep türemiş. Hiçbiri diğerini kabul etmiyor hepsi birbirine düşman fitne saçıyor ama olsun bunlar önemli değil varsa yoksa kandil geceleri biat dinde yeri yok tartışması daha önemli.
Filistin ve Gazze’de katil ve terörist İsrail masum çocuk, kadın, yaşlı genç binlerce sivili katlediyor olsun varsın kandil geceleri bidat mi değil mi bu daha önemli.
Dünyanın en geri kalmış ülkeleri Müslümanların çoğunlukta olduğu ülkeler. İşsizlik, yoksulluk, açlık ve zulüm almış başını gidiyor ama varsın olsun bidatler daha önemli. Önce onu çözmemiz lazım.
Yılbaşı kutlamaları, milli piyango çekilişleri, devamlı yükselen faizler, çıplaklar kampına dönen sokalar, yaygınlaşan fuhşiyat, meta gibi alınıp satılan kadınlar, sabilik çok da önemli değil yeter ki bidatleri halledelim.
Ülkemizde ve diğer Müslümanların yaşadığı ülkelerde yolsuzluk, adam kayırma, torpil, hırsızlık, arsızlık ve haksızlıklar halledildi sadece kandil geceleri çözüm bekliyor. Kandiller konusunda konuşması gereken Diyanet İşleri Başkanlığı, Din İşleri Yüksek Kurulu ve Fetva kurulu bir şey söylemiyor ama içimizdeki dini otoriteler ahkam kesiyor. Her şeyi çözümledik kala kala kandil gecelerimizin akıbeti kaldı.
İçimize fitne ta Hz. Osman zamanında girmiş, Ümeyye ailesine biraz torpil geçmiş ve onlara ayrıcalık tanımış, sonra Hz. Ali Hz. Aişe validemiz izlemiş, Hz. Ali ile Hz. Muaviye arasında hiç problem çıkmamış(!). Bütün fitne bizim Kandil kutlama mesajından çıkmış.
Bu gecelerle ilgili genel kabul gören görüş ise şu şekildedir:” Kadir dışındaki gecelerin kutsallığı hakkında Kur'an'da herhangi bir bilgi bulunmaz. Hadiste de Beraat gecesi dışındaki geceler hakkında kesin sayılabilecek bir bilgi ve yönlendirme yoktur. Bu nedenle bazı İslâm bilgin ve hukukçusu bu gecelerin kutlanmasına, hem de bu gecelerde toplu biçimde ibadet yapılmasına bidat olduğu gerekçesiyle karşı çıkmışlarsa da İslam toplumu içerisinde bu gecelerde ibadet etmek yaygınlaşmıştır. Ayrıca bu gecelerin kutlanmasını nehyeden bir rivayet de yoktur.”
Lafın tamamı deliye söylenir. Fakat bidatçiler de şunu söylemek lazım: “Değirmeni sel almış bunlar takılcak arıyorlar” O kadar dert, sıkıntı ve din dışı bir hayat varken adamlar böyle gecelerin kutlanması ve ibadet edilmesine kafayı takmışlar.


