Bugün, 13 Mart 2026 Cuma

Olgun YÜKSEL


TARİHİN AVRUPALI TÜRKLERİ NEREDELER?

TARİHİN AVRUPALI TÜRKLERİ NEREDELER?


     Ukrayna-Rusya savaşı devam ederken, Ukraynalıların haklı olarak ülkelerini savunmak adına gösterdikleri direnişe hayran kaldım. Savaşa siyasiler karar verir askerler savaşır ve ölürler, onlarla birlikte sivil halkta ölür. Ukrayna topraklarında cereyan eden savaşta Rusya halkı gelecek olan zafer haberlerini beklerken askerlerinin bir kısmı ise işgalciler sıfatıyla sefil ve aç olarak hatta lanetlenerek öldüler.

      Bana göre Ukrayna Lideri de, küreselcilerin planları ve oyunları doğrultusunda hareket eden, karşı tarafın hassasiyetlerini kavrayamayan tahriklerini sürdürerek ülkesini savaşa ve yıkıma sürükleyen beceriksiz, öngörüsüz sıradan bir insandır. Asla o makamlarda olmamalıydı. Batı onu bir süre kullandı ve hemen her medya da yer almasıyla birlikte artık ondan sıkılmaya başladı. Burada herkesi asıl şaşırtan Rus Ordusu ve onu temsilen Putin olmuştur. Putin’in müthiş devlet adamlığı, eski KGB ajanlığından gelen kıvrak zekâsı gibi üretilen tüm algılar yerle yeksan olmuştur. Dahası algı yönetimi veya askeri terimle psikolojik harekât yöntemleriyle kafalara kazınan süper güç algıları, önce ABD’nin Irak ve devamında Afganistan’da yaşanan rezaletleriyle yerlerde sürünmeye başlamışken, Biden’in gel gelleriyle resmen tuzağa düşürülen Putin marifetiyle, eskiden çok güzel tören yürüyüşlerini izlediğim Rus Ordusu’da Belarus-Kiev hattındaki oto yolda metal hurdalığına döndü. Akıl savaşıyor ve 4. Sanayi devrimi etkilerini gösteriyor. Rus Ordusunun askeri istihbarattan bu derece yoksun ve bu kadarda askeri strateji fukarası olabileceklerini beklemiyordum. Bura da tarih tekerrür etti ve Kuzey hattında general çamur yine kazandı. Bu savaşla emperyalist güçlere karşı da en güzel mesaj veriliyor.  Ülkesini seven her ulus topyekun savaşabiliyor. Ukrayna halkı bu savaşı kaybetse dahi artık bir ulus olarak Dünya sahnesinde ki onurlu yerlerini almışlardır.

Benim asıl kafama takılan,  Doğu Avrupa coğrafyasında da sınırları yer alan Batı Hun İmparatorluğu (M.S. 48-216), Avrupa Hun İmparatorluğu (M.S. 375-469), Avar İmparatorluğu (M.S.565-835), Hazar İmparatorluğu (M.S. 651-983) ve Altınordu İmparatorluğu. (M.S. 1236-1502) Bunlar doğu Avrupa’da sınırları olan Türk İmparatorluklarıdır. Zaman içinde bir kısmı Hıristiyan olan bir kısmı da Yahudiliğe geçen Türk boylarına ne oldu? Bir kısmına Macarlar dedik ve bir kısmına da Gagavuzlar dedik bitti mi? Devasa coğrafyalara hükmeden onlarca Türk Boylarına ne oldu?  Biraz da tersten soralım, Anadolu’daki Hurriler, Hattiler, Hititler, Frigler, Lidya’lılar, İyonyalılar vs. neredeler? Romalılar geldi onlar gitti mi? Daha sonra Türkler geldi, Romalılar gitti mi? Tabi ki hiç birisi gitmediler. Doğu Avrupa’dakiler, hıristiyanlaşarak Vikinglilerle kaynaşıp bir kısmı Ruslaştı, bir kısmı Ukraynalı, bir kısmı Romanyalı, bir kısmı Bulgar olup Müslüman Türklere kök söktürdüler. Anadolu’daki halklar Türklerle kaynaşıp günümüz Müslüman Türkiye’sini oluşturarak en güçlü Türk Milleti bilincini oluşturdular. Bura da asırlar boyunca devam eden kültürler bizleri millet yapmaktadır. Türklüğümüz biyolojik DNA’larımızda değil kültürel DNA’larımızdadır. Bu her millet için böyledir. Dünya’nın hiçbir yerinde biyolojik açıdan saf, ari bir ırk yoktur. Bu ancak hayvanlar için geçerlidir. Türk ismini taşıyan ilk devletimizi kuran Göktürkler neredeler? Budist inancına geçerek Çinlilerle kaynaşarak Çinlileştiler.  Yahudileşen hazarların içindeki boylar aşkenezler olarak tanımlanırlar ve İsrail’i kurup aslında kün ve ekü isimli iki üçgenin birleşik halinden insanoğlunun yaradılışını simgeleyen bir Türk tamgası,  bir bakıyorsunuz İsrailoğullarının davud yıldızına dönüşerek İsrail bayrağı oluyor. Yetmiyor bu coğrafya da büyük bölümü aşkenezler olan İsrail devletinin Yahudi halkı, bizim hasımlarımız arasında en azılı ulus oluyorlar.

        İnsanoğlunda ari bir ırk arayanların,  siyahilere bakmaları yeterlidir. Zira beyaz ırkın genetik DNA’larının  % 3-7  oranlarını neandartel insan türünden olduğu bilimsel gerçekliktir. Günümüz insan türünün tamamının ortak adına homosapiens denir. Halbuki saf homosapiensler ise siyahiler yani zencilerdir. O halde beyaz insanda ari ırk bulunması mümkün değildir. Milletler öncelikle dilleri ve sonrasında kültürleri üzerinden toplumsal karakteristik özellik kazanarak millet olurlar. Büyük Adam Atatürk  “ne mutlu Türk olana” dememiş. Bu tanım üzerinden bir Türk Milliyetçisi olarak Türküm ve Mustafa Kemal ATATÜRK’ün sözünü tekrarlıyorum. “Ne Mutlu Türküm Diyene”