Tecrübe, deneme ve sınama anlamlarına gelir. Bazen bir kimseye "çok tecrübeli insan" deriz. Çünkü hayatta çok hata, deneme, yanılma yaşamıştır.
Hayattaki en sağlam bilgiler, yaşayarak elde edilen tecrübe edilen bilgilerdir. Tecrübe, okulların en faydalı olanıdır fakat bu okulun masrafları biraz fazladır.
Tecrübe bir gözlüktür, bundan dolayı ikinci defa daha iyi görme ihtimali yüksektir. Tecrübe, bir insanın başına gelenlerden ziyade bıraktığı izlerdir.Tecrübelerin en büyük gayesi bize vazifelerimizi öğretmektir. Tecrübe sert bir öğretmendir, önce sınav yapar sonra ders verir.
Ustaya başarısının sırrını sormuşlar. Usta cevap vermiş. Doğru kararlar! Herkesten farklı olarak sürekli doğru kararları nasıl aldığını sormuşlar. Usta tek kelime diye cevap verir. Tecrübe!
İyi de ustam bu tecrübe denen şeyin sırrı nedir? diye sorarlar. Usta derin bir iç geçirir ve şöyle cevap verir: Yanlış kararlar!
Ampulu icad eden Edison'a öğrencileri şöyle der. "Üstadım ampulu bulana kadar yüzlerce deney yaptık, nihayet ampulu bulduk, diğer deneylerle boşuna uğraşmışız" Edison, öğrencilerine şunu der. Hayır! Başarısız olduğumuz deneyler bizlere neler yapmamamız gerektiğini öğretti" .
Bu örnekler bize, yaşam sürecinde gerek birey gerekse toplum olarak doğruya varmada, doğru ve isabetli kararlar almada yanlışlar yaşadığımızı yanlış tecrübelerden geçtiğimizi göstermektedir. Yaşamda yapılan hatalar bize yardımcı olabilir tabi ders alınırsa.
Şöyle hikaye edilir. Bir mahalleye çok miktarda yağmur yağar. Mahallede ki komşulardan biri diğer komşusuna,
-"Komşu! Biraz sonra yağmur çoğalacak. Haydi şu kayığa atla! gidelim" der. Komşu oralı olmaz. Biraz sonra yağmur şiddetini artırır, yağmurun seviyesi yükselir. Biraz sonra komşu, helikopter ile gelir. Mahsur kalan komşusuna, tekrar seslenir.
-"Komşu! Haydi, helikoptere atla, biraz sonra ortalık tufan olacak!" Komşu gene oralı olmaz sular yükselir ve komşu boğulur, Ahirete gider ve Allah'a şöyle seslenir.
-"Ya Rabbi! ben sana çok güveniyordum..." der.
Allahu Teala da ona şöyle der. "Kulum! Ben sana diğer kulumla kayık gönderdim kabul etmedin..." "Daha sonra helikopter gönderdim kabul etmedin.." Bu hikayeden anlaşılacağı gibi, Allahu teala kullarına eylemleriyle konuşur. Kullar da bu eylemlere bakarak, bu eylemleri okuyarak ders alırlar.
Hayatta herşeyin bir doğası ve kanunu vardır. Yer çekim kuvveti vardır. Ateş yakar, su söndürür, güneş doğar, gece olur, gündüz olur v. s. Bu kanunların dışına çıkıldığı zaman denge bozulur. Ziraat yaparken, ürün elde etmeye çalışırken ona olan kanunun dışına çıkılırsa istenilen netice elde edilmez. Örnekler çoğaltılabilir.
Ev yapımında, gerek arazi, gerekse mühendislik gerekse malzeme kurallarına riayet edilmezse Allah göstermesin, o bina küçük bir zelzele veya sel felaketinde canlara mal olabilir.
Peygamberimiz "Yaptığı işi iyi yapan kulunu Allah sever" buyurmaktadır. Bu vesileyle, Karadeniz sel felaketinde hayatını kaybedenlere Allah' tan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve sabırlar diliyoruz.
Umuyor ve diliyoruzki bu yaşanan son acımız olur.

