Bugün, 18 Mart 2026 Çarşamba

Levent AKTAŞ


TEKNOLOJİ BAŞA BELA MI?

Cep telefonu, bilgisayarlar, internet ve tabii ki sosyal medya… Artık kabul etmeliyiz… Hayatımızın bir parçası oldu…


Herkesin günlük yaşantısının çoğu sosyal medyada geçiyor. Evde, işte, okulda, cafede, sokakta… Teknolojinin gelişmesiyle deyim yerindeyse TV’nin pabucu kolayca dama atıldı. Bir ekranla baş başa kalmak herkesin hoşuna gitti. 2 yaşındaki bir bebek bile teknoloji ile tanıştı. Ağladığı zaman sussunlar diye onu susturucu gibi gören ebeveynler direkt telefona sarılır oldu. Bebekler anne babadan çok o ekrana bakar oldular. Eskiden çocuklarla oyun oynanırdı. Şimdi bu eylem teknoloji bağımlılığının temelini oluşturdu. Bu durum öyle bir hal aldı ki çocuklar dışarıda oyun oynamaz oldu… Eskiden öyle miydi? Değildi. Çocuklar dışarıda oyun oynar eve zor girerdi. Peki, sorarım size. Şimdi böyle mi? Değil… Çocuklar evden çıkmaz oldu. Bu düzeyde teknolojiyle içe içe olan bir neslin, hangi doğal gelişim basamaklarını sorunlu yaşayacakları, hangi insani değerleri öğrenemeden yetişecekleri, henüz ilgisini çekebilmiş değil. Her an haber alma ve haber verme çılgınlığı başladı. İnsanlar yediğinden içtiğine kadar sosyal medyasında paylaşır oldu. Ev ve iş hayatında sohbet etmek hayal oldu. Herkes elinde akıllı telefonla meşgul… Mesaj okuyor, mesaj yolluyor, sosyal medya mecrasında kim ne yapmış onu takip eder oldu. Şunu da göz ardı etmemek gerekiyor. Teknolojinin zararı kadar yararı da var. Hayatımızı bir yönden kolaylaştırdı. Bunun başındaysa internet bulunuyor. İnternet ile istediğimiz her hangi bir kişi ile kilometrelerce uzaklıkta dahi olsa görüntülü konuşabiliyor olmamız. Evlerimizde olan tablet ya da bilgisayarlar sayesinde istediğiniz bilgilere bir tıklama ile ulaşabiliyoruz. Sonuç olarak birçok yönden fırsatlar sunan teknolojik araçları bilinçli kullanmak temel amaç olmalı. Teknolojinin kullandığı değil, teknolojiyi kullanan bireyler olmak başarılabilirse, kişi hem kendisine hem de çevresine büyük ölçüde fayda sağlar.