Bugün, 10 Mart 2026 Salı

Mehmet Ali AYDIN


TESPİT

TESPİT



“Devrimize atom devri diye kaside yazanlara ve övenlere, övünenlere acıyorum. Evet, Atom devri… Bir bomba ile yüz binlerce insanı havaya uçuruveren bir devir!.. Madde ve maddenin esrarını çözme babında alabildiğine ilerleyen Avrupa, garp tefekkürü, mana, ruh ve insanlık alanında iptidai devirleri bile geride bırakacak bir vahşet devri yaşamaktadır. Bu devir âlimlerle zalimlerin birleştiği bir devirdir.
Zalimler emrediyor: Bana bir dakikada şu kadar insanı mahveden bir silah bulacaksın! Âlimler bu emre, kayıtsız şartsız itaat ediyorlar! İstenilen silahı bulup zalimlere teslim ediyorlar ve zalimler âlimleri nişanlarla taltif ediyorlar.
Hal böyle iken, iş böyle iken bir taraftan sözüm yabana sulhtan bahsolunuyor. Sulh konferansları akdediliyor; Birleşmiş Milletler toplantılar yapıyorlar. Bu toplantılar birleşmek, anlaşmak için toplanmıyorlar. Hayır, hayır!.. Onlar birbirlerinin hilesini, taktiğini, gayesini anlamak için toplanıyorlar. Kendini diğer insanlardan, kendi milletini diğer milletlerden üstün görme hastalığı bu hodbinlik, bu ihtiras ortadan kalkmadıkça, insanlar ve milletler, bir Allah, bir dünya ve bütün insanlar fikrini kabul etmedikçe, hiçbir anlaşma ve birleşme olmayacaktır.”
Yukardaki satırları Osman Yüksel Serdengeçti üstadımız 1949 yılında kaleme almış. Yaptığı tespitlerden yanlış olan var mı? Bu gün değişen bir durum var mı? Batı Medeniyeti diye bizden bazılarının salya sümük peşinden kayıtsız ve şartsız koştuğu “tek dişi kalmış” canavar da bir değişim var mı? Soruları siz de kendinize göre artırabilir, değiştirebilirsiniz ama değişen bir durum olmayacaktır.
Değişmeyen bir şeye daha var, hala da bunların peşinden giden ve geldiği aslını ve neslini beğenmeyen bir güruhun hala var olması ve inadına bu konuda tavizsiz varlığını sürdürmesi. İçinde yetiştiği ve geldiği milletin değerlerine yabancı, ahlakına, değerlerine ve inancına düşman bir güruh.
Öz benliğine yabancı, öz kültürüne yabancı ve hayatının her anı taklit üzere olan bir güruh. Yalanlar üzerine kurulan bir hayal âleminde yaşayan ama bunun farkında olmayan bir yığın.
Bir virüs salgını nedeniyle yaşlılarını ölüme terke etmeyi göze alan ve insana saygısı, muhabbeti ve sevgisi olmayan bir medeniyeti kutsayan bir anlayışın hala var olduğunu görmek insanı gerçekten üzen bir durum.
Ne yazık ki içimizdeki batı medeniyetini kutsayan anlayışa sahip olanların hala var olduğunu, bunu yaparken de kendi devletine, yönetenlerine ve insanlarına düşman olabilmesi anlaşılır gibi değil. Devletinin yaptıklarını küçümseyen, aşağılayan aşağılıkların bulunması garip bir durum.
Aslında bunların kin ve nefreti İslam’a ve Müslümanlara ama bunu direk söyleyememeleri nedeniyle, dolaylı yollardan onların temsilcilerine kin ve nefretlerini kusmaktadırlar. Ve ne yazık ki bu şizofrenlerin tedavisi de mümkün değil.
İşin enteresan tarafı bunların yapılan hiçbir şeyden memnun da olmamaları. İyi de olsa, kötüde olsa kendi adamları yapmayınca beğenmez, kendinden saydıkları dünyanın en rezil işini de yapsa memnun olmalarıdır.