reklamy

Hüsnü YÜCEL


ÜLKEM İLE GURUR DUYUYORUM

ÜLKEM İLE GURUR DUYUYORUM


BBC Korona Virüs ile mücadelede ülkemin başarısını anlatırken ülkem ile bir kere daha gurur duydum. DSÖ Dünya Sağlık Örgütü yine aynı konuda ülkemin başarısını anlatırken ülkem ile gurur duydum. Ülkem 80 ülkeye yine aynı konuda yardım uçakları gönderirken ülkem ile gurur duydum. Ülkem 70 günde iki dev hastanenin açılışını yaparken çok gururlandım. Diğer ülkelerde korona virüse yakalanan vatandaşlarımız için özel helikopter ambulans  gönderen ülkem ile gurur duydum. Yurt dışında yıllarca yaşamış biri olarak bunun ne anlam ifade ettiğini en iyi anlayanlardan birisiyim.

Avrupa’ya giriş çıkışlarda horlanan ve ikinci sınıf vatandaş gözü ile bakılan bir Türkiye’den yardım istenen bir Türkiye’ye geldik. Almanya’da okul harçlığımızı çıkarmak için izine gelirken şampuan getirip burada satan bir ülke durumundan, Avrupa’ya bu tür ürünleri ihraç eden bir ülke durumuna geldik. Amerika’dan, Nato’dan silah alır, mermisi bitince kapılarında kul köle olduğumuz günleri unutmayalım. Şimdi savaş sanayinde tarih yazdık. Amerika’dan, Avrupa’dan bir tek silah almadan Suriye’de, Irak’da, Libya’da mucizelere imza attık.

Bütün bunlar olurken ülkesini sevenler ülkesi ile gurur duyarken ülkemizi karalama kampanyası içinde olan soysuzları ibret ile izliyoruz. Vatan hainliğinin bile bir sınırı varken, artık vatan hainliği tavan yapmaya başladı. Hainler adeta hainlik yarışına girdiler. Ben daha fazla hainim yarışında olanlar, hainliklerinde ödüllendirilmeye başladılar. Sayın Cumhurbaşkanına küfretmek, hakaret etmek takdir görmeye başlandı. Hainler adeta parti genel merkezlerinde şeref misafiri olarak ödüllendirilmeye başlandı. Bütün bunları ibret ile izliyoruz. Not düşüyoruz. Ama biliyoruz ki, at izi ile it izi hiçbir zaman aynı değildir.

Tarih hiçbir şeyi unutmaz. Hiçbir kimsemin yaptığı yanına kar kalmayacaktır. Bütün dünya Korona Virüs ile yapılan mücadelemizi övgü ile anlatırken, bu mücadelede başarısız olmamızı bekleyen o kadar SOYU KURUMUŞ SOYSUZLAR var ki, onları dinlerken insanlığımdan utanıyorum. Bir insan nasıl olur da bu kadar ülkesine düşman olabilir? Artık bunları yazarken, insan değil de yaratık demeye başladım. Bunlar insan olamazlar. Başka bir siyasi görüşün olabilir. Ama kendi yaşadığın bir ülkeye duyduğun bu düşmanlık, bu nefret söylemleri asla kabul edilemez. Bu zavallı yaratıkları, bu gözü dönmüş hainleri görünce de  ÜLKEM İLE DAHA FAZLA GURUR DUYMAYA BAŞLADIM. Sözün özü, size bu korona mikrobundan da bir ekmek çıkmaz MİKROPLAR.