reklamy

Öznur GÖZÜDOK


UTANDIRAN BİR BİRİNCİLİĞE SAHİBİZ!!

UTANDIRAN BİR BİRİNCİLİĞE SAHİBİZ!!


Tam 11 bin 803...
Bu herhangi bir sayı değil.
Bu hayalleri ellerinden alınmış, daha ergenlikten bile çıkmamışken kucaklarına çocuklarını almak zorunda kalmış çocukların sayısı.
Diğer bir deyişle çalınan hayatların sayısı.

Türkiye’de resmi rakamlara göre geçtiğimiz yıl 17 yaş altında tam 11 bin 803 çocuk doğum yaptı.
Sayı 18 yaşındakilerle birlikte son 18 yılda 2 milyona yaklaştı.
Bu ayıp Türkiye’nin, bu ayıp bu coğrafya üzerinde yaşayan her bir bireyin ayıbı…

Annesinin babasının O’na aldığı bebekle oynayamayan ve kendi bebeğini kucağına alanların gittikçe çoğaldığı bir toplumda yaşıyor olmak, inanın beni çok utandırıyor.

Dünyada her 2 saniyede bir kız çocuğu zorla evlendiriliyor. Dünyada 700 milyonu aşkın çocuk gelin var. Türkiye'de de kanayan bir yara olan çocuk gelinlerin nüfusa oranının yaklaşık yüzde 15 olduğu tahmin ediliyor. Bu konuda Türkiye, Avrupa’da birinci sırada yer alıyor. Yani utandıran bir birinciliğe sahibiz.

Bu çocuklar aile baskısına karşı koyamayan, kaderlerine boyun eğen, henüz daha ergenliğe bile girmeden üstüne onca sorumluluk yüklenen, okutulmayan çocuklar… Çocuk diyorum, dikkat edin!

Bazı çocuklar bu nedenle evden kaçıyor. Ya kötü yola düşüyor ya da bir yerlerde ziyan olup, ölüp gidiyorlar. Özellikle törenin baskın olduğu illerde bu vakalara çokça rastlamak da mümkün!!!

Sizin töreniz batsın!!!

21. yüzyıla doğru ilerlerken, diğer milletler uzaya tatile gidiyor. Biz bırakın tatili, hala bunlarla uğraşıyoruz. Cahilliğin, yoksulluğun verdiği kör kaderimize isyan edip duruyoruz. Çocuğunu para için evlendiren (gerçi buna evlenmek de denilmez, resmen bir mal gibi satan) anne babalara da oldukça kızgınım.

Bu durum karşısında ne söylenebilir ki!

Kanunlar her zaman mazlumdan yana olması gerekirken, burada da yine ihmalkarlıklar, sorumsuzluklar baş gösteriyor. Bu tür durumlar için çok cezalar verilmeli ki, başka ailelere örnek olsun. Gelin görün ki, devlet bile bu konuda yetersiz!

Çocuk gelinler sorunu her yönüyle ele alınmalı, kız çocukların eğitimi, okula devamları, istihdama katılımları desteklenmeli, ülkemizde sürdürülebilir kalkınmanın etkin bireyleri haline gelmeleri sağlanmalıdır. Toplumsal cinsiyet eşitliği açısından dünya sıralamasında en gerilerde olması Türkiye'nin "kaderi" olmaktan çıkarılmalıdır.

Çocuk gelinler sorununun çözümü hukuki açıdan yapılacak çalışmalarda öncelikle kanunlarda ortak bir “çocuk” tanımına yer verilmeli, TCK' da cinsel istismar mağduru yaşı 15 yaştan 18 yaşa çıkarılmalıdır.

Türkiye'nin taraf olduğu çocuk hakları, kadın hakları başta olmak üzere uluslararası sözleşmelerden kaynaklanan taahhütler yerine getirilmelidir. Bununla birlikte çocuğa karşı işlenen suçlara verilecek cezada haksız tahrik indirimi yapılmamalı; çocuğu koruyan yasaların ihlali halinde hafifletici değil, ağırlaştırıcı ölçüde caydırıcı cezalar uygulanmalıdır.

Kararlı bir devlet politikası belirlenmeli ve uygulanmalıdır. Bunun için; çocukların eğitim hakkının ihlali göz ardı edilmemeli, kız çocuklarının okula devamını engelleyecek olan 4+4+4 şeklindeki eğitim sistemi değiştirilmeli, yeniden kesintisiz temel eğitime geçilmelidir.