Bugün, 25 Şubat 2026 Çarşamba

Muzaffer GÜNAY


UYKU DIŞINDA BOŞA GEÇİRİLEN ZAMANDAN SORUMLUDUR İNSAN

UYKU DIŞINDA BOŞA GEÇİRİLEN ZAMANDAN SORUMLUDUR İNSAN


Vakit nakittir. Hebaya tahammülü yoktur. Boşa harcanan zaman, büyük bir kayıptır.

Ebu'l vakt (Vaktin Babası.) Zamanı gerektiği biçimde kullanmak, ciddi bir planlamayı zorunlu kılar.

Bunu başaran Ebu'l Vakt, ömrünü hakkı ile değerlendirme çabasını hayatının merkezine oturtmayı başaran kutlu kişidir. Vaktin değerini bilen, kul olduğunu idrak etmiş demektir. 24 saatin her dakikası başlı başına bir nimettir. Her nimetin bir bedeli olduğunu Kur'an, beyan eder. 

Ömür, bir İlahi mevhibe (hediye) olduğuna göre, değerini iyi bilmek, kulun asli görevidir. 

Allah şöyle ikaz eder kulun:

" Siz, yoksa başıboş olduğunuzu mu sanıyorsunuz?"

İnsan akılı bir varlıktır. Mantıklı olduğu da malumdur. Akıl ve mantık, birlikte kullanılırsa, kulun yaşantısı sıradan olmaktan çıkar. Allah'a hakkı ile kulluk yapan, Allah'tan başkasına kul, köle olmak zilletine maruz kalmaz.

İnsan, Baki'nin şu beytinde pek güzel tarif edilir:

Hoşça bak, zâtına kim, zübde-i âlemsin sen

Merdûm-i Dide-i ekvan olan âdemsin sen. 

İnsan, insanla kaimdir. Tek başına insan, ontolojik kodlarına uyumlu bir hayat yaşayamaz. Bu, onun cirmini aşar. Aile ve toplum zorunlu oluşumlardır. İşte insan, bu iki sosyal kurum veya oluşumun ürünüdür. Aile ve toplum terbiyesinden geçmeyen insanın, insan olarak hayatını idame ettirmesi eşyanın tabiatına aykırıdır. 

Ahlaklı olması gereken ve istenen ancak insandır. Çünkü, doğuştan buna uygun yaratılmıştır.

Kötü huy, Şeytanidir. İyi huy ise melekidir. Fakat, insan insandır; ne melektir, ne de şeytan. Allah tarafından sorumlu kılınması, ne kadar değerli olduğunun ziyadesiyle mühim bir göstergesidir. 

Öte yandan insan, İlahi hitabın muhatabı olması itibarı ile de aşkın-müteal bir derinliğin ete kemiğie bürünmüş öznesidir. Allah'ın muhatabı olmakla şerefendirlmiştir. 

Öte yandan, kul olduğunun bilincinde olmayan insan, her hangi bir yaratıktan farklı değildir. İnsan, hakiki kul olma bilincini kuşanmadıkça, kulluk şerefine nail olamaz. 

Maneviyatı bilmeyen, maddi alemin sıradan nesnesi olmaktan kurtulamaz. Maneviyat, yücelebilmenin yegane alanıdır. İnsanı, maddeden ibaret sanmak, fizik ötesini inkar olur ancak.

Belhümadal..Kur'an, Allah'ın muhatabı olduğunun farkında olmayanı "Hayvandan da aşağı" yani Belhüm adal olarak tanımlar. İbadet insanın, insan olmasının gereğidir. Şuurlu yapılan ibadet, insanı müteal alemlere kanatlandırır. İnsan, Müslüman olmadıkça insani erdemlere daima yabancı kalmaktan beri olamaz. 

Zamanı bu bilinç ve idrak ile saniye saniye değerlendiren, Allah'ın değer verdiği kullarından olmaya hak kazanır.

Zaman nehir gibidir. Geri dönmemek üzere akar gider. İşte, bu nedenle, her dakikanın değeri bilenmeli ve bahusus boşa harcanmasına imkan verilmemelidir. 

Şu üç kritere uyan, zamanını hakkı ile değerlendiriyor demektir: 

-Az yemek (Kılletü taam)

-Az uyumak (Kılletü nevm) 

-Az konuşmak( Kılletü kaal)