Bugün, 23 Ocak 2026 Cuma

Mehmet Ali AYDIN


YALANLARINIZDA BOĞULUN

YALANLARINIZDA BOĞULUN


Bizim çocukluğumuzda bir deyim kullanırdık kafası basmayan arkadaşlarımıza karşı: "Ulan gazı goz, kocakarıyı kız anlıyorsun" diye.

Ne yazık ki günümüzde sosyal medya denilen bir olgu var her şeyi işine geldiği gib anlayıp, eğip büküyor ondan sonrada sosyal medyada servis ediyor.

Utanma yok, arlanma yok, ar yok, namus yok, hayasızlık ve ahlaksızlık diz boyu. Sevmediği insanı linç etmenin en kolay yolu sosyal medyayı kullanarak onun aleyhinde bir şey paylaşmak yeterli. Buna inanıp dalacak milyonlarca sazan var. İnandığı yetmezmiş gibi birkaç kelam da o ediyor ve paylaşıyor. Böylece çığ gibi büyüyen bir ahlaksızlık kampanyası başlıyor.

Artık o saatten sonra sizin gerçeği açıklamanızın, anlatmanızın hiç bir faydası yok. Zaten inananlarda yok. Ayıkla pirincin taşını. Yalanı o kadar hakikat gibi yayıyorlar ki, hakikat arada kaybolup gidiyor. O kadar akılsız ve beyinsizler var ki doğruyu araştırmak ve gerçeği öğrenmek yerine yalana ve yanlışa inanıyorlar. Çünkü o onların da işine geliyor.

Bir kaç gün önce Turgay Güler adındaki gazeteci bir şaka yapmış ve "Millete kuru fasulye dağıtın da gazını üretsin" diye. Programın gidişatı sırasında her şeye karşı çıkanlara karşı yapılan bir şakayı ülkenin gündemi haline soktular. Şaka biraz münasebetsiz ve yersiz ama millete karşı yapılan bir şey değildi. Hep beraber adımı linç ettik. Halbuki adamın bizim anladığımız anlamda bir gayesi yok ve milletle alay ettiğine yorumladığımız bir yönü de yok.

Kısaca ve hülasa bizden adam olmaz. Aklını, mantığını kiraya veren ve bütün dünyası rakiplerini ve muarızlarını karalamak üzerine kurulu beyinsizlerden ne millete, ne memlekete nede insanlığa bir fayda gelir.

Buyurun size Ahmet Hakan'ın bu konu ile ilgili açıklamalarından bir bölüm. Siz yine işinize gelmediği için anlamamazlıktan geleceksiniz ama ben hak ve hakikatin yanında olmak ve anlatmak görevini yapmış olayım.

"Sosyal medyada trol ordusunun...

“Turgay Güler, yüksek elektrik faturalarına çözüm olarak vatandaşa kuru fasulye tavsiye etti” diye verdiği bilgi, düpedüz bir çarpıtmadan ibarettir.

Doğrudur.

Turgay Güler, “Benim bir formülüm var. Topluma kuru fasulye dağıtılacak. Herkes kendi gazını üretecek” demiştir.

Ama bunu...

“Nükleere itiraz ediyorsunuz, HES’lere itiraz ediyorsunuz. İyi de elektrik faturaları nasıl düşecek? Vatandaşa kuru fasulye dağıtılıp kendi gazını üretmesi mi sağlanacak” anlamında söylemiştir.

Yani yaptığı espri, vatandaşa değil, nükleere, HES’lere itiraz eden çevrecilere yöneliktir.

Zaten program sırasında da hedefinin bu olduğunu defalarca belirtmiştir.

Kaldı ki benim bulunduğum bir programda herhangi bir konuk, “Elektrik faturalarını düşürmek için vatandaşa kuru fasulye dağıtılsın” diye saçmalayamaz.

Böyle iğrenç bir saçmalama karşısında “Ne diyorsun sen birader?” diyerek olay çıkarırım, müdahale ederim.

Sadece ben değil.

Programa katılan bütün konuklar, böyle bir iğrençlik karşısında ayağa kalkar.

Turgay Güler’le yakınlığım pek yok. Kendisiyle hiç sosyalleşmedim. Program konuğum olması dışında herhangi bir ilişkimiz yok. Vaktiyle beni en ağır şekilde eleştirenlerin başında geliyordu.

Yani derdim Turgay Güler’i korumak, ona arka çıkmak değil.

Derdim sadece ve sadece hakikati korumak.

Bunun için de çok bencilce nedenlerim var.

Hakikati korumadığım zamanlarda...

Kendimi kötü hissediyorum, içim hiç rahat etmiyor, uyku tutmuyor, mideme bir sancı giriyor, okuduğumu anlayamıyorum, izlediğim filmlerden keyif almıyorum, kendime olan saygımı yitiriyorum, başım ağrıyor, yaşama sevincimi kaybediyorum." (Ahmet Hakan)