Bugün, 27 Şubat 2021 Cumartesi

Soner ÖZDEMİR


YAZI YAZMAK


Duygu ve düşüncelerin ifade

edilmesinin farklı bir yönü ve

tarzıdır yazmak. Yazmak kendini

ifade edebilmenin ve “ben de varım” diyebilmenin

adıdır. Bence... diye başlayan fikirlerin

aidiyetidir bir anlamda.

Yazı yazmak kadar kolay bir iş yoktur herhalde.

Ancak yazı yazmak deyince basite alınacak

bir iş değildir. Alınteridir kimisinin,

göznurudur, ağzından dökülemeyen ancak

kağıda dökülenlerdir hepimizin içinden geçenlerin.

O yüzden bence yazı yazmak kadar ağır

bir yük yoktur herhalde. Yazılan herbir kelimenin

sonundaki isme atıf yapıldığı ve yıllarca

da o ismin sırtına yüklenen ağır bir yük olduğu

düşünülünce o zaman anlaşılır ne kadar da zor

olduğu.

Kimisi nazımdır, kimisi de nesir, kimisi

dörtlük, kimisi roman yada hikaye ama şekil

farketmez. Herkes kendisini nasıl ifade edebiliyorsa,

içinden neler geçiyorsa, duyuramadıysa

sesini kaleme dökmüş, yazmıştır. Bu

yazılanlar ise ya yazan kişi kadar değer kazanmıştır

yada yazdığı konular kadar dünyaya

açılmıştır.

Yazmayı basite alıp yazanlar, gelişigüzel

yazanlar ise tarihe gömülmüş ve kütüphaneleri

tozlu rafları arasına sıkışmıştır. Emek harcanmadan

yazmak, değer vermemek yazıyı da

değersiz kılmıştır ve unutulup gitmiştir. Yazıyı

da değersizleştiren emek harcanmaması,

yazarken yazdığına değer verilmemesi, önemsenmemesi

ve alelade yazılmasıdır.

Kişinin duygu ve düşünce dünyasına açılan

bir kapıdır yazılan her ne olursa olsun. Ve her

kapı size bir dünyayı aralar. Yeni bir dünyaya

adım atarsınız yada yeni okyanuslara yelken

açmış olursunuz. Bambaşka tecrübeler edinir

ve yeni fikirlere açık olursunuz. İnsanın

davranışlarını, hatta bakış açılarını değiştirir

ve geliştirir. Yazıları okurken aynı zamanda

yazarları ve kişileri okursunuz.

Yazmak diyerek başladığımız bu yolculuğumuza

okumakla devam etmek dileğiyle, selamlar

sunarım.