Bugün, 31 Ağustos 2025 Pazar

Abdulkadir DEMİR


YİNE Mİ SEN!

YİNE Mİ SEN!


 

 

Kur’an’ın bir adı “Zikir” dir.

“Zikir” Hatırlatmadır.

İlk hatırlanacak varlık 

“Allah” olmalıdır. 

İlk okunacak sure de, 

“İhlâs” suresidir, bu sure;

“Allah vardır” diye başlamaz,

“Allah  tektir” diye başlar. 

Şeytan da, buna inanır.

Allah'ın varlığı, 

İspatı gerektirmez!

 

Allah'a kulluk etmeyen, 

Kullara kulluk eder!

İnsanı insan yapan; 

Namaz ve infaktır. 

Namaz dinin direği, 

Zekât da, cennet ile 

Dünya arasındaki köprüdür. 

 

“Ben Müslüman’ım” demenin, 

“Ben berberim” demek kadar 

Ciddiyeti olmasın mı? 

Berber, tarak-makas gösterir. 

Siz ne göstereceksiniz? 

 

 Samimiyet yürekte gerek, Dil'de ne gerek...

Ciddiyet fikirde gerek, Yüz'de ne gerek...

Ahlâk özde gerek, Söz'de ne gerek...

Dost eli dar günde gerek, Bol günde ne gerek...

İnsanlık icraatta gerek, Lafta ne gerek...

Kulluk yaşarken gerek, Ölürken ne gerek...

 

BEŞ ŞEY KALBİ PARLATIR

 

1-İhlas Suresini çok okumak,

2-Az Yemek,

3-İlim Meclislerinde bulunmak,

4-Az pişmiş Ekmek yemek,

5-Gece Namaz kılmak.

 

BEŞ ŞEY KALBİ KARARTIR

 

1-Günah üzerine günah işlemek,

2-Tok iken yemek yemek,

3-Zulümle mal yığmak,

4-Namazı tehir etmek,

5-Sol Elle yemek, içmek.

 

BEŞ ŞEY GÖZÜN NURUNU ARTIRIR

 

1-Kabe-i Muazzamaya bakmak,

2-Kur’an-ı Kerim’e bakmak,

3-Anne-Babanın yüzüne bakmak,

4-Alimin yüzüne bakmak,

5-Akar Suya bakmak.

 

BEŞ ŞEY GÖNLÜ ÖLDÜRÜR

 

1-Çok Yemek,

2-Çok Uyumak,

3-Çok konuşmak,

4-Çok gülmek,

5-Rızık için endişe etmek.

 

‘’İman çıplaktır, Onun örtüsü Takvadır.’’

 

Gaflet şu üç halde olur: 

Aziz ve Celil olan Allah'ı zikirde gaflet, sabah namazını kıldıktan güneş doğuncaya kadar geçen zamandaki gaflet (Bu arayı zikirsiz geçirmesi) ve bir kimsenin borcunun kendi gücünü yenecek kadara getirmesindeki gaflet.

 

Allah'ın nimetini söylemek şükür, saklamak ise küfürdür. Aza şükretmeyen çoğa da şükretmez. İnsanlara teşekkür etmiyen, Allah'a da şükretmez. Cemaat rahmet, ayrılık ise azabtır.

(Ramuz El-Ehadis)

 

Duran su fena kokar. Akan suya gök yardım eder. Yağmur yağdırır, sel gönderir, onu kurutmaz.

 

Yolda uyuyup kalanlar başlarını uykudan kaldırdıkları zaman, giden yolcuların bıraktığı izlerden başka bir şey göremezler.

Şeyh Sâdi-i Şirâzî (k.s)

 

“Kendileri istekli oldukları halde yemeklerini yoksula, öksüze ve esire verirler ve onlara: ‘Bunu size Allah rızası için yediriyoruz. Sizden karşılık ve teşekkür beklemiyoruz. Biz Rabbimizin sert, belâlı bir gününden korkarız’, derler. Allah da onları o günün fenalığından korur. Yüzlerine parlaklık, gönüllerine sevinç verir.” (İnsan, 8-11)