Bugün, 10 Mart 2026 Salı

Kemal MENCELOĞLU


YUSUFNÂME-6

YUSUFNÂME-6


Elbette biliyorum Rabbim öğretti bana,

Güvenin tam olursa, yardım ederim sana.

 

Yusuf’u getirdiler o kralın yanına,

Kral çok bunalmıştı, can kattılar canına.

 

Sen güzel bir adamsın, ne yapacan bakayım?

En iyisi ben seni danışmanım yapayım.

 

Sen beni hazinenin en başına tayin et,

Neticeyi görürsün yeter ki biraz sabret.

 

Çünkü ben hazineyi çok da iyi korurum,

Emanete riayet benim yüksek onurum.

 

Kamu malı kutsaldır, kul hakkından korkarım,

Nasıl olur kendimi ateşlerde yakarım?

 

Onun bu sadakati kralı mutlu etti,

O büyük yetkileri toptan ona devretti.

 

O bolluk yıllarında ürünleri topladı,

Nerde ne yapacaksa bire bir hesapladı.

 

Önem verdi tarıma, artırdı üretimi,

Dışarıya ihracat, mest etti yönetimi.

 

Bol bol döviz geliyor, zenginleşiyor devlet,

Karınları doyunca mutlu olmuştu millet.

 

Geçti bolluk yılları, kıtlık var her tarafta,

Erzak için kervanlar şehre gelir her hafta.

 

Kuyudan çıkan Yusuf, Mısır’a sultan oldu,

Aç açık kim var ise çareyi onda buldu.

 

O bolluk yıllarında depoları doldurdu,

Gerçek bir ekonomist olmazları oldurdu.

 

Kıtlık baş göstermişti, kurak Kenan ilinde,

“Bir lokma ekmek yok mu?” Sözü halkın dilinde.

 

Yakup der evlatlarım, siz de gidin Mısır’a,

Erzak alın getirin bizlere ara sıra.

 

Orda kutlu bir vezir, buğday varmış elinde,

Her yeri namı almış koca Mısır ilinde.

 

Her şeyi planlamış, hazırlamış önceden,

Derin hesaplar yapmış elbette çok inceden.