Abdulkadir DEMİR

Tarih: 17.07.2024 09:12

15 TEMMUZ DEMOKRASİ VE MİLLİ BİRLİK GÜNÜ

Facebook Twitter Linked-in

15 Temmuz 2016 tarihinde, yüce Türk Milleti, tarihte eşi benzeri görülmemiş bir ihanet ile karşı karşıya kalmıştır.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Makamını, Büyük Millet Meclisini, istihbarat teşkilatını, emniyet ve silahlı kuvvetlerini, Başbakanlık Makamını teslim almayı amaçlayan, bunun için devlet kurumlarını ve milleti bombalamaktan çekinmeyen bir yapı ile karşı karşıya kaldık.

İhanet çetesinin gerçekleştirmeye çalıştığı bu sinsi ve hain darbe girişimi, vatanın her köşesinde canını hiçe sayan vatan evlatlarımız tarafından birlik ve beraberlik içerisinde hareket edilerek engellendi. Türkiye’yi, karanlık günlere götürmek isteyenlerin hevesleri kursaklarında kaldı. 

Türk milleti o gece, şanlı tarihinden gelen birlik, beraberlik ve bağımsızlık ruhunun hala devam ettiğini bütün dünyaya canlı olarak bir kez daha gösterdi. Yüzlerce ülkeye adeta birlik ve beraberlik dersi verdi.

Her bakımdan bir dönüm noktası olan 15 Temmuz gecesi göstermiştir ki; hiçbir ihanet odağı, ayağa kalkan milli ruh ve demokrasi inancımız karşısında duramaz. 

15 Temmuz gecesi aziz milletimiz sokaklara, meydanlara inerek, namlulara, tanklara, helikopterlere, uçaklara karşı sadece imanından aldığı güç ve çıplak elleriyle bir kez daha istiklali ve istikbali için destani bir mücadele vermiştir. İşte bugün o unutulmaz mücadelenin, demokrasi ve milli birlik günümüzün 8. Yıl dönümüdür.

15 Temmuz gecesi; 251 Şehidiyle, binlerce Gazisiyle, Genciyle, Kadınıyla, Siyasetçisiyle, Polisiyle, Askeriyle, Devletiyle ve Kahraman Halkıyla hainler karşısında destan yazanların gecesi oldu. Bu eşi ve benzeri olmayan kutlu gecede yaşananlar tarih boyunca nesilden nesile aktarılacak gerçek bir kahramanlık destanının adı oldu.

Demokrasimize yönelen her türlü saldırı dün olduğu gibi bugün de en sert şekilde karşılık bulacaktır.

 

Gizli kardinal Fetullah Gülen’in iç kıyafetlerini koklayan ve bunda İzzet bulan manevi evlatlarından, ABD’de yaşayan basketbolcu 15 Temmuz’dan sonra soyadını değiştirip Gülen yapan, babası onu evlatlıktan reddedince soyadını Fridum diye değiştiren müptezel zat, Yunanistan’da Yunan bayrağının dalgalandığı direğe sarılarak, özgürlük ve kalb işareti ile aklı sıra Yunanistan’da özgürlük var diye Türkiye’ye gönderme yapmıştı..

-Şaşırmadık. Hocası da:” Haçlılar sizin mabedinize kadınlarınıza ilişmezler” diyerek mensup olduğu zihniyete olan hayranlığını dile getirmişti.

-15 Temmuz kalkışması başarısız olunca, bu ihanet şebekesine mensup subaylar da helikopterle Yunanistan’a kaçmış, daha sonra bunlaran biri Yunan savaş uçağı ile bizim savaş uçağı pilotlarımıza tahrik edici pozlar vermişti.

-Böylece FETO mensuplarında; aile, vatan ve Ümmet bağlarının kalmadığını, ihanetlerine kucak açan ülkelerin hayranı olarak Milli Duygularını kaybettikleri bir daha tescillenmiş oldu. 

-Aynı yolun yolcusu Jean(Can) Dündar da Alman devletine sığınmış, o da ABD bayrağına sarılarak poz vermiş, böylece bizden olmadığını o da tescillemiştir. Elbette bu hainler şanlı Ayyıldızlı bayrağımıza sarılacak değillerdi. Bilmem hala FETÖ’yü anlamak istemeyenlere  bunların bir faydası olur mu?..

 

15 TEMMUZ RUHU

12- Eylül fizikî şiddetin, işkencenin, sürgünün adı.

28 Şubat psikolojik şiddetin, yıldırma ve ceberrutluğun katmerlisinin adı.

İkisinden de hissemizi aldık. Unutursak gök girsin kızıl çıksın..!

 

12 Eylül'de 5'li Çeteye selâm duranlar!

28 Şubat'ta Batı Çalışma Gurubu'na tâbi olanlar!

15 Temmuz'a giden süreçte kâinat imamının(!)  kayığına binenler!

Hepiniz aynısınız. Size, ağababalarınıza, ahfâdınıza ve zihniyetinize lânet olsun!

 

15 Temmuz Ruhu 

27 Mayıs’ta olsaydı

Menderes değil cuntacılar asılırdı.

28 Şubat’ta olsaydı

Erbakan değil post modern darbeciler giderdi.

12 Eylül’de olsaydı

içeri tıkılanlar siyasetçiler değil Üniformalı zorbalar olurdu..

15 Temmuz ruhunu yaşatanlara selam olsun…

 

Rabbim bu cennet vatanımızı her türlü iç ve dış hainlerden muhafaza buyursun; bu millete bir daha İstiklâl Marşı yazdırmasın! 

 Allah Türk'e yâr ve yâren olsun.

 

DUALARIMIZ MAKBUL, DEVLET VE ÜLKEMİZ BÂKÎ, TEK HEDEFİMİZ RIZÂ-YI İLÂHÎ OLSUN İNŞALLAH!

 

Bu duygu ve düşüncelerle, 15 Temmuz hain darbe girişimini bir kez daha lanetlerken, milletimizin şeref ve istiklali için cennete kanatlanan başta 15 Temmuz şehitlerimiz olmak üzere tüm şehitlerimizi rahmetle ve şükranla yâd ediyoruz.

Bu şanlı direniş sürecinde gazilik mertebesine erişen kahramanlarımıza şükranlarımı sunuyorum.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —