Kayıp ediyoruz okulları, eli kolu bağlı müdürümüz, idareciyi, çocuğa kışt diyemeyen ögretmeni, eli belinde kendini dev aynasında gören bir öğrenci gurubunu ki onlar adeta fışkırıyor sınıflardan. Gençliğin sokaktaki, kahvelerde ki duruşları bir öğrenciden öte her şey , her gün ordan kahvelerin önünden geçerken sanki domdom kurşunu yiyorum..
Aslı öğrenci, uslu öğrenci bunların diyoruz ya, demeyin. Biz de eğitimde olduk hem de bu ilde hatırı sayılır iyilerden biri idim şükür. Saygısız haşa ögrencilerim vallahi hiç olmadı da tembelim oldu. Üstelik de hafızlık okumuş genç okula gelmiş öğrenciler ile 4 yıl oldum İmam Hatipte, Ordu Lisesinde ben bugünkü resmi hiç yaşamadım hayatım boyunca. Her sınıfta kalkıp bize efelenen öğrenci şükür rabbime olmadı,sadece onlar benim olduğum okullarda Allah’a şükür bana, okullarına kupalar sundular..
Bugün caddelerde gençliğin sokaklardaki duruşları, aşkları, sevinçleri de bir tuhaf. Tabiki arkadaşlık edecekler, tabiki gençler kız arkadaşlarına bir çayı ısmarlayacaklar da, onlara davranırken, vede yaklaşırken önce kız kardeşleri aklına gelecek o sokaktaki kız arkadaşına yaptığı her resmi, kız kardeşine yapılınca nasıl görecekse öyle görecek gençler, fazla zıplamayacak.
Edep terbiye, sevgi, saygı ve adamlık okullardan yukarıya gençliği çıkaran merdivenlerdir. Asla her gün aynaya bakın ve şunu deyin bu Ordumun değerli gençliği, ben ele nasıl bakarsam elde benim aileme bana öyle bakar...
Unutma aslanım.
Ve ömürlerini kahvelerde geçiren gençlik, sizi futbol takımlarına basket, hentbol, judo, tekvando, salon sporları sizi bekliyor. Bir de dönüp bakın be çocuklar o kahvelerde olunda, çok daha iyi yerler var bu ilde size ilmi sunan tabiki kıymet bilene..
Ağır olmadığı doğru bir gençlerimiz geliyor diyenler, yanlışınız var, doğru deyince onları süpürelim mi, Kanları kaynıyor diye halı altına?