Havasına, suyuna, taşına, toprağına… Bin can feda bir tek dostuma… Her köşesi cennetim… Ezilir yanar içim... Bir başkadır benim memleketim…
Şarkı sözlerinden de anlayacağınız gibi bir başkadır benim memleketim… Havası, suyu, yaylaları, doğası, yöresel yemekleri, gölleri, bağları, bahçeleri, tarih kokan ahşap evleri… Aklınıza gelebilecek her şey… Sessiz sakin hayat, doğal ürünler, stresten uzak yaşam, pencereyi açarken o tertemiz oksijeni solumak… Sabah kuş cıvıltılarıyla uyanmak… Manzarası ve samimi insanları… Komşuluk – akrabalık ilişkilerinin olduğu o güzel sıcak ortam… Vazgeçilmez çay sohbetleri… Tarif edilemez mutluluk… Köyde yaşamak huzurdur… Köyde yaşamak güçlü kalmaktır… Sağlıklı olmaktır… Bu güzellikleri yaşamak gerekir… Güzellikleri yaşamadan hangi biri nasıl tarif edilir ki? Bunca doğal ortamın değerini bilemiyoruz… Köyde yaşa, ömrüne ömür kat, şehirde yaşa stresine stres kat… Köye geldiğin zaman her şeyin en doğalını tadarsın… Bahçede yetişen biberleri, domatesleri, salatalıkları yersin… En doğalından yapılan ayranını, üzüm hoşafını tadarsın… Kısacası köyde huzuru ve rahatlığı bulursun… Ama şehirde öyle mi? Değil… Tam tersi… Şehrin gürültüsü, trafiği, soluduğumuz o hava… Samimiyetsiz insanlar… Ölen komşuluk ilişkileri… Şimdi insanlarımız kapı komşusunu bile tanımıyor… Yediğimiz hormonlu yiyecekler… İçtiğimiz gazlı içecekler… Köyde yaşadığımız huzuru ve rahatlığı şehirde bulamayız… Yardımlaşmanın, paylaşmanın, saygı ve sevginin hayat felsefesi olduğu bir köyde yaşamanız dileğiyle…
Hoşça kalın…